500+ madde
- agankelimesf.Genizden konuşan.
- agarkelimesf.Ağır, değerli; şerefli; oturaklı.
- agarlagkelimesf.Saygıdeğer; hürmete layık; şerefli.
- agcakelimesf.Akça; beyazca.
- agcamkelimesf.Akça; beyazca.
- agcarakkelimesf.Biraz ak; beyaza çalar.
- agdıkkelimesf.Karışık.
- agdukkelimesf.Kusurlu; çürük; bozuk; harap; fena.
- agehkelimesf.Far.bknz. agah
- agendekelimesf.Far.Doldurulmuş; tıkalı; dolu.
- agendeguşkelimesf.Far.Sağır.
- agenekelimesf.Far.Doldurulmuş; dolu; dolmuş.
- agestekelimesf.Far.bknz. ageşte
- ageştekelimesf.Far.Islanmış; ıslak.
- agıkelimesf.Cömert; eli açık.
- agınkelimesf.Cimri; pinti; hasis.
- agınçsızkelimesf.Yerinden oynamaz; sabit; sağlam; sarsılmaz.
- agırkelimesf.Ağır; çetin.
- agırkelimesf.Can sıkıcı.
- agırıkelimesf.Ağırlığınca.
- agırınkelimesf.... ağırlığında olanı; ... ağırlığındakini.
- agırınkelimesf.Ağırlığınca.
- agırlanmışkelimesf.Saygı gören; itibar edilenen; sayılan.
- agırlıgkelimesf.Muhterem; saygıya değer; değerli; kıymetli; şerefli; saygın.
- agırlıklukelimesf.Saygıdeğer; sayın; değerli.
- agıtgankelimesf.Daima çıkartan; yükselten.
- aginkelimesf.Far.Doldurulmuş; dolu.
- agistkelimesf.Far.Sımsıkı bağlanmış; düğümlenmiş.
- agişkelimesf.Far.İlişik; yapışık; sarkık.
- aglagankelimesf.Çok ağlayan; sık sık ağlayan.
- aglakkelimesf.Issız; oturulmayan yer; boş ve ıssız yer. .
- aglayıcıkelimesf.Ağlayan.
- agnagankelimesf.(Hayvan için) çok yuvarlanan; çok ağnayan.
- agnostikkelimesf.Fr.İnsan zekâsının mutlak’a erişemeyeceğini, dolayısıyla bilinmezlik içinde bulunduğumuzu savunan; Tanrı konusunda bir şey bilmenin olanaksızlığına…
- agrakelimesf.Ar.Çok sevimli; çok yakışıklı.
- agrebkelimesf.Ar.En garip; pek tuhaf.
- agrıdıcıkelimesf.Acı verici; acıtıcı; acıklı; şiddetli.
- agrıglıgkelimesf.Hastalıklı; ağrılı.
- agrıklıkelimesf.Acıyan; ıstırap veren; ağrıyan.
- agsagkelimesf.Aksak; topal.
- agsakkelimesf.Aksak; topal.
- agtarukelimesf.Çabuk; ivedilikle; acele; süratle.
- agujlugkelimesf.Ağızlı, ilk sütü bulunan.
- agulugkelimesf.Ağılı; zehirli.
- agunkelimesf.Far.Baş aşağı; ters.
- agundekelimesf.Far.(Pamuk yumağı, yığını için) hallaç elinden çıkmış; atılmış.
- ağkelimesf.Ak.
- ağaçlıkelimesf.Ağacı bulunan, üzerinde veya kenarında ağaçlar bulunan.
- ağaçsıkelimesf. is.Yüksekliği çok olmayan, dibinden dallanan odunsu bitki.
- ağaçsılkelimesf.Ağaçla ilgili; ağaca ilişkin.