500+ madde
- agrışmakkelimef.Ağrışmak; sızlanmak.
- agrıtmakkelimef.Ağrı vermek; ağrıtmak; acıtmak.
- agruklanmakkelimef.(Bir iş veya yükü) ağır saymak; ağırsınmak.
- agrumakkelimef.Ağırlaşmak.
- agsamakkelimef.Ağmak istemek.
- agsamakkelimef.Aksamak; topallamak.
- agsanmakkelimef.Konuşmak; telaffuz etmek.
- agsırmakkelimef.Aksırmak.
- agsurmakkelimef.Aksırmak.
- agtarılmakkelimef.Yere vurulmak.
- agtarmakkelimef.Aktarmak; devirmek; yenmek.
- agtılmakkelimef.Yere vurulmak.
- agtınmakkelimef.Çıkmak; yükselmek.
- agturmakkelimef.Dağa ağdırmak.
- agukmakkelimef.Zehirlenmek; ağılanmak.
- agulamakkelimef.Ağılamak.
- agulamakkelimef.(İki ile dokuzuncu aylar arasındaki bebek için) kendiliğinden sevinç belirtisi olan agu şeklinde ses çıkarmak.
- agullanmakkelimef.(Ay için) hâlelenmek; harmanlanmak.
- agumakkelimef.Ağılamak; zehirlemek.
- agzanmakkelimef.Telaffuz etmek; söylemek; konuşmak.
- ağaçlamakkelimef.Ağaçlandırmak.
- ağaçlandırılmakkelimef.Ağaç dikilerek yeşillendirilmek.
- ağaçlandırmakkelimef.Boş ve çıplak araziyi, yol ve bahçe gibi yerlere ağaç dikerek yeşillendirmek.
- ağaçlanmakkelimef.Ağaçlı hâle gelmek, ağaçlarla donanmak.
- ağaçlaşmakkelimef.Ağaç hâline gelmek.
- ağalamakkelimef.Zenginleşmek.
- ağalanmakkelimef.Böbürlenip caka yapmak; ağalık taslamak.
- ağarmakkelimef.Beyazlaşmak; aklaşmak; bembeyaz olmak; beyazlanmak; beyazlaşmak.
- ağartmakkelimef.Ağarmasını sağlamak, beyazlatmak.
- ağdalandırmakkelimef.Bir tatlının şerbetini ağdalı hâle getirmek.
- ağdalanmakkelimef.Ağdalı duruma getirilmek.
- ağdalanmakkelimef.Ağda bulaşmak.
- ağdalaşmakkelimef.(Tatlı ve şerbet için) kaynatma sırasında koyuluğu artarak ağda hâline dönüşmek.
- ağdalaştırmakkelimef.Tatlıların şerbetini bilerek koyulmak suretiyle ağda durumuna getirmek.
- ağdırmakkelimef.eT.(Yük için) yük hayvanlarında bir taraftaki yükün diğerinden daha ağır olması sonucu o tarafa doğru yatmak veya devrilmek.
- ağdırmakkelimef.eT.Bir destek veya serene bağlamak suretiyle yukarılara tırmanmasını sağlamak. «Asmaları çardağa ağdırdı.»
- ağılamakkelimef.Zehirlemek.
- ağılanmakkelimef.Zehirli olduğunu bilmediği bir şeyi yiyip içmek suretiyle zehirlenmek.
- ağılatmakkelimef.Zehirleme işini bir başkasına yaptırmak.
- ağıllamakkelimef.Sürüyü sağmak üzere ağıla kapamak.
- ağıllanmakkelimef.(Sürü için) toplanarak ağıla girmek.
- ağınmakkelimef.Yukarı çıkmak; yükselmek.
- ağınmakkelimef.(At ve eşek vb. için) çayırlık veya yumuşak topraklı yerlerde yatıp yuvarlanmak suretiyle sırtını kaşımak; ağnamak.
- ağınmakkelimef.Açlıktan ölmek.
- ağırlamakkelimef.Misafire itibar edip ikramda bulunmak; eğlendirmek; ikram etmek; izaz etmek; kabul etmek; konuk etmek; konuklamak; misafir etmek; ululamak.
- ağırlanmakkelimef.Ağırlamak işi uygulanmak.
- ağırlaşmakkelimef.Ağırlığı artmak.
- ağırlaştırmakkelimef.Ağır hâle getirmek; ağırlaşmasına sebep olmak.
- ağırlatmakkelimef.Ağırlanmasını sağlamak.
- ağırmakkelimef.(Hayvan için) bağırmak; böğürmek; anırmak.