500+ madde
- abırukelimeis.Far.Yüz suyu.
- abışkelimeis.Apış; iki bacak arası.
- abızülalkelimeis.Far.Duru su.
- abikelimeis.Ağabey.
- abiçikelimeis.Sansk.Bir yıldız adı.
- abidkelimeis.Ar.Yanıltmaç; mesel.
- abidkelimeis.Far.Kıvılcım.
- abidkelimeis.Ar.Kullar; köleler.
- abidankelimeis.Ar.İbadet edenler; abitler.
- abidatkelimeis.Ar.Abideler; anıtlar.
- abidatkelimeis.Ar.İbadet eden kadınlar; inanmış kadınlar.
- abidekelimeis.Ar.İbadet eden kadın; dindar kadın.
- abidekelimeis.Ar.Bir olayı veya tanınmış örnek bir kişiyi gelecek nesillere tanıtmak, hatırlatmak için yapılmış eser; anıt. «Orhun abideleri bin üç yüz yıl öncesinden…
- abideleşmekelimeis.Abideleşmek işi; abide durumuna gelme.
- abideleştirilmekelimeis.Abideleştirilmek işi.
- abideleştirmekelimeis.Çok fazla değer verme, yüceltme.
- abidikkelimeis.Dalavere.
- abidinkelimeis.Ar.İbadet edenler; tapınanlar.
- abilekelimeis.Far.Su kabarcığı.
- abirkelimeis.Ar.Eskiden safran, amber ve misk karışımından elde edilen bir tür güzel koku.
- abirînkelimeis.Ar.Geçenler; geçip gidenler.
- abirunkelimeis.Ar.bknz. abirin
- abiskelimeis.Yun.Okyanuslardaki iki bin metreden daha derin ve karanlık olan yerler.
- abistenîkelimeis.Far.Gebelik.
- abişhorkelimeis.Far.Hayvan sulama yeri.
- abişikkelimeis.Sansk.Takdis etmek; kutsamak.
- abiştengâhkelimeis.Far.Gizli yer; gizlenecek yer.
- abiştgâhkelimeis.Far.Gizli yer; gizlenecek yer.
- abiştgehkelimeis.Far.bknz. abiştgah
- abitkelimeis.Ar.Bir varlığa tapan; ona kul olan.
- abitakelimeis.Sansk.Burhan; tanık; delil.
- abkâmekelimeis.Far.Bir tür turşu veya salata; piyaz.
- abkârkelimeis.Far.Sucu; saka.
- abkeşkelimeis.Far.Tekkelerde su çekenlere verilen ad.
- ablakelimeis.Yaş bakımından büyük olan kız kardeş.
- ablalıkkelimeis.Abla olma durumu veya niteliği.
- ablatifkelimeis.Lat.İsmin ayrılma hâli; çıkma hâli; uzaklaşma hâli; -den hâli; mef’ulü anh; mef’ulü minh.
- ablatyakelimeis.Yun.Lüfer avlamak için kullanılan geniş gözlü ağ.
- ablikelimeis.Yun.dnz Yelkenli gemilerde serenleri rüzgârın yönüne göre ayarlamaya yarayan düzenek.
- ablukakelimeis.İt.Bir ülkeyi, bir şehri veya bir limanı dışarıyla ilişkisini kesecek şekilde kuşatma.
- abnamekelimeis.Far.Suya, suyun güzelliğine ilişkin yazılmış olan kaside.
- abnuskelimeis.Far.Abanoz.
- abnusiyekelimeis.Far.Abanozgiller.
- abonekelimeis.Fr.Gazete ve dergi gibi belirli aralıklarla çıkan yayınları çıktıkça edinmek üzere önceden para veren kişi; sürdürümcü. «Aylık dergilerin abonesi,…
- abonelikkelimeis.Abone olma hâli; sürdürümcülük.
- abonmankelimeis.Fr.Abone olma durumu.
- abordakelimeis.İt.Bir geminin iskeleye veya başka bir gemiye yanını vererek bordasından yanaşması.
- aboşimaskelimeis.Yun.Fırtınaya tutulma.
- aboşkevariskelimeis.Yun.Etrafı toplayıp çeki düzen verme.
- abrakelimeis.Arpa.