500+ madde
- agaclanmakkelimef.Sopa ile dövülmek; dayak atılmak; dayak yemek.
- agarmakkelimef.Beyazlamak.
- agazlamakkelimef.Söylemek.
- agdarmakkelimef.Altını üstüne getirmek; aktarmak.
- agdınmakkelimef.Kalkmak; kalkınmak; yükselmek.
- agdırmakkelimef.Yukarı çıkarmak; yükseltmek; kaldırmak.
- agdurılmakkelimef.Yukarı çıkarılmak; yükseltilmek.
- agdurmakkelimef.Yukarı çıkarmak; yükseltmek; kaldırmak.
- agılamakkelimef.Ağlamak.
- agıllanmakkelimef.(Ay için) hâlelenmek; harmanlanmak.
- agımakkelimef.Püskürtmek.
- agınamakkelimef.Arkası üstü yere sürünmek; debelenmek; ağnamak; yuvarlanmak.
- agınanmakkelimef.Yukarı çıkmak; yükselmek; ağmak.
- agındırmakkelimef.Yukarı çıkartmak; yükseltmek.
- agınmakkelimef.Yukarı çıkmak; yükselmek; ağmak.
- agırılmakkelimef.(Boru için) yüksek sesle çalınmak.
- agırınmakkelimef.Sızlamak; hafifçe ağrımak.
- agırlalmakkelimef.İkram olunmak.
- agırlamakkelimef.Ağırlamak; saygı göstermek; saymak; ihtiram ve itibar etmek; ikram ve ihsanda bulunmak; ululamak; yüceltmek.
- agırlanmakkelimef.İkram edilmek; ağırlanmak; saygı gösterilmek; ululanmak; yüceltilmek.
- agırlatmakkelimef.Ağırlatmak; hürmet ettirmek; saydırmak.
- agırmakkelimef.Anırmak.
- agırşaklanmakkelimef.(Erginlik çağındaki kızlar için) göğüsler kabarıp yumrulanmak.
- agırtmakkelimef.Anırtmak.
- agışmakkelimef.Yükselmekte, çıkmakta yarış etmek.
- agıtmakkelimef.Akıtmak
- agıtmakkelimef.Yükselmek.
- agızlanmakkelimef.Ağza vurmak
- agızmakkelimef.[eAT, -ur] (Fasulye, nohut, mercimek gibi taneli şeyler için) akıtmak.
- aglamakkelimef.Ağlamak
- aglamakkelimef.Aksaklık göstermek; aksamak.
- aglamakkelimef.Yalnız olmak.
- aglamakkelimef.Ayıklamak; ayıklayarak temizlemek; aklamak.
- aglamasımakkelimef.Ağlar duruma gelmek.
- aglamsımakkelimef.Ağlar duruma gelmek.
- aglamsınmakkelimef.Ağlar duruma gelmek.
- aglanmakkelimef.İçin için ağlamak.
- aglasımakkelimef.Ağlar duruma gelmek.
- aglaşdırmakkelimef.Birçok kişiyi hep birden ağlatmak; ağlaştırmak.
- aglatmakkelimef.Savmak; uzaklaştırmak; ıraklaştırmak.
- aglatmakkelimef.Ağlatmak.
- agmakkelimef.Su gibi akıp gitmek; kaymak.
- agnamakkelimef.(Hayvan için) yatıp debelenmek ağnamak; yerde yuvarlanmak; kıvranmakarkası üstü yere sürünmek. .
- agnatmakkelimef.Hayvanın debelenmesini sağlamak; debelendirmek.
- agrıglanmakkelimef.Fenalaşmak; ağrıları artmak.
- agrıkanmakkelimef.Ağrısından şikâyetçi olmak.
- agrımakkelimef.Ağrımak
- agrınmakkelimef.Ağrımak; acı duymak.
- agrınmakkelimef.İhtimam etmek; önem vermek; özen vermek.
- agrırmakkelimef.Üşenip ağırlaşmak.