1. kışlamakkelimef.Kışı bir yerde geçirmek;
  2. kışlamakkelimef.(Kuş veya kümes hayvanları için) ürkütmek; kovalamak; kaçırtmak; kışkışlamak; kışalamak.
  3. kışlatmakkelimef.Kışlamasını sağlamak; .
  4. kıvırmakkelimef.Eğrilterek bükmek.
  5. kıyışmakkelimef.Bir konuda karşılıklı olarak anlaşıp uyuşmak; anlaşmak; uyuşmak; mutabık kalmak.
  6. koklatmakkelimef.Koklama işini yaptırmak.
  7. kokorozlanmakkelimef.Kokoroz duruma gelmek.
  8. köklemekkelimef.(Bitki için) köküyle birlikte topraktan söküp çıkarmak.
  9. makaslamakkelimef.Bir şeyi makasla kesmek.
  10. mandallamakkelimef.(Kapı, pencere kanadı, dolap kapağı vb. için) kapatarak mandal ile tutturmak.
  11. mantarlamakkelimef.Bir şeye mantar takmak veya mantar yerleştirmek.
  12. marizlemekkelimef.Dövmek; dayak atmak.
  13. mayışmakkelimef.Buyrulan bir işi yapmaktan çekinmek; tembellikten yere yapışıp kalmak.
  14. mıhlamakkelimef.Mıh ile tutturmak; çiviyle çakmak; çivilemek.
  15. molozlaşmakkelimef.(Kişi için) çirkinleşmek; kartlaşmak; yaşlanmak.
  16. morarmakkelimef.Mor bir renk almak; mor renge bürünmek.
  17. mortlamakkelimef.Ölmek; mort olmak; mortoyu çekmek.
  18. mortlatmakkelimef.Öldürmek; mort etmek.
  19. moruklamakkelimef.Yaşlanmak; ihtiyarlamak.
  20. moruklaşmakkelimef.Yaşlanmak; ihtiyarlamak.
  21. nallamakkelimef.Bir hayvanın ayağına nal çakmak.
  22. nallanmakkelimef.(At, eşek, katır, sığır vb. için) ayağına nal çakılmak.
  23. nefesleşmekkelimef.Birlikte esrar içmek.
  24. okumakkelimef.eT.Bir dile ait yazı işaretlerini tanımak, bunlarla yazılmış metinlerin taşıdığı bildiriyi kavramak, çözmek; bu işaretlerin taşıdığı sesleri çıkarmak ya…
  25. okutmakkelimef.Bir metni, bir başkasının okumasını sağlamak; okuma eylemini yaptırmak.
  26. olmakkelimef.(Bir şey) ortaya çıkmak; meydana gelmek; varlık durumu kazanmak; oluşmak; vuku bulmak.
  27. omuzlamakkelimef.Omzuna almak; bu biçimde taşımak.
  28. otlamakkelimef.(Hayvanlar için) bulunduğu yerdeki ot, çimen, yaprak ve yeşil sürgünleri yemek; yayılmak.
  29. oturtmakkelimef.Oturmak işini yaptırmak; oturmasını sağlamak.
  30. öksürmekkelimef.Akciğerlerde bulunan havayı, istemsiz olarak solunum düzeneğini harekete geçiren kasların ani hareketi ile şiddetle dışarı atmak.
  31. öksürtmekkelimef.Birinin öksürmesini sağlamak; öksürmesine neden olmak; öksürmesine yol açmak.
  32. öpüşmekkelimef.Karşılıklı olarak birbirini öpmek.
  33. ördeklemekkelimef.(İş yerinde çalışan kimse için) kasadan para çalmak.
  34. ötmekkelimef.(Kuş, böcek vb. için) değişik tonda sesler çıkarmak.
  35. paklamakkelimef.Kirlerinden temizlemek; kirlerini gidermek; temizlemek; arıtmak.
  36. palazlanmakkelimef.Gelişmek; irileşmek.
  37. parlatmakkelimef.Bir yüzeyi düzgün, kaygan ve parlak duruma getirmek; parlaklık vermek; parlaklık kazandırmak.
  38. paslaşmakkelimef.(Top oynayan sporcular için) topu birbirine aktarmak; pas vererek oynamak.
  39. perdahlamakkelimef.Parlatmak; perdah vurmak; cilalamak.
  40. piyazlamakkelimef.(Et için) pişirmeden önce soğan, tarçın, karabiber gibi baharatlarla ovup bekletmek; soğan ile terbiye etmek.
  41. röntgenlemekkelimef.Kadınları gizlice gözetlemek; dikizlemek.
  42. sabunlamakkelimef.Bir şeyi sabun sürerek yıkamak; üzerine sabun sürmek.
  43. sabunlanmakkelimef.Sabunlu hale gelmek; sabun sürülmüş olmak.
  44. sağdırmakkelimef.Sağmak eylemini yaptırmak; sağmasına yol açmak.
  45. sağılmakkelimef.Sağmak eylemi yapılmak.
  46. sağmakkelimef.Bir memeden elle veya aletle sıkmak suretiyle süt çıkarmak.
  47. sallamakkelimef.Bir şeyi sürekli ve düzenli olarak aynı doğrultuda ileri geri veya sağa sola hareket ettirmek.
  48. salozlaşmakkelimef.Saloz durumuna düşmek; aptallaşmak; sersemleşmek; salaklaşmak.
  49. sarkıtmakkelimef.Bir şeyin sarkmasını sağlamak; aşağı doğru sallandırmak.
  50. sarkmakkelimef.Aşağıya doğru uzanmak.