- salıvermekkelimeb. f.Bir şeyi bağlı olduğu yerden bırakmak; serbest bırakmak; çözmek; koyuvermek.
- sunduruvermekkelimeb. f.Verivermek.
- şaşakalmakkelimeb. f.Şaşkınlıktan ne yapacağını, nasıl davranacağını bilemez duruma düşmek; büyük bir şaşkınlığa uğramak.
- tangakalmakkelimeb. f.Şaşakalmak; şaşkınlıktan donakalmak.
- tebseylemekkelimeb. f.eT.Yatıştırmak; teskin etmek.
- tettirivermekkelimeb. f.İtmek; yerinden oynatmak.
- tevsolmakkelimeb. f.Yatışmak; durgunlaşmak.
- uçagelmekkelimeb. f.Uçar gibi acele etmek.
- umavarmakkelimeb. f.Beklenti içinde varmak; umu içinde gitmek; ümit ederek gitmek.
- uruturmakkelimeb. f.(Hayvan için) koşmaya hazır olmak; eşinmek.
- uyanıgelmekkelimeb. f.Uyanıvermek.
- uyanugelmekkelimeb. f.Uyanıvermek.
- uyuruyormakkelimeb. f.Uyumak; uykuya dalmak.
- üşüvermekkelimeb. f.Bir kimseye topluca saldırmak.
- üzdürüvermekkelimeb. f.Gönlünü yapmak; kandırmak.
- varıturmakkelimeb. f.Sürekli olarak gitmek.
- verügelübdurmakkelimeb. f.İleriden beri veregelmek; sürekli olarak veriyor olmak.
- yapadurmakkelimeb. f.Yapmayı sürdürmek.
- yapıvermekkelimeb. f.Kolayca yapmak.
- yaşınıgörmekkelimeb. f.Gizlenmeye çalışmak; sakınmak.
- yatadüşmekkelimeb. f.Yatıp kalmak; yatıvermek.
- yayakomakkelimeb. f.Yayıp bırakmak; sermek.
- yazadurmakkelimeb. f.Ara vermeden yazmak; yazmaya devam etmek.
- yazakomakkelimeb. f.Yayıp bırakmak; sermek.
- yelevarmakkelimeb. f.Yel gibi gitmek; koşarak gitmek.
- yeltevermekkelimeb. f.Teşvik etmek; tahrik etmek; kışkırtmak.
- yetgelmekkelimeb. f.Yetişmek üzere olmak.
- yincivermekkelimeb. f.Ovarak yıkamak.
- yoladüşmekkelimeb. f.Yolmağa başlamak.
- yoruvermekkelimeb. f.İşi bozmak.
- yumakomakkelimeb. f.Kapatmak.