500+ madde
- abkârikelimesf.Ar.(Kumaş için) ince ve çok güzel.
- abkeşkelimeis.Far.Tekkelerde su çekenlere verilen ad.
- abkınkelimesf.Atılgan; girişken.
- ablakelimeis.Yaş bakımından büyük olan kız kardeş.
- ablacıkelimesf.Ablasına çok düşkün olan.
- ablakkelimesf.Ar.İki renkli; beyaz ve siyahlı.
- ablakçakelimesf.Ablak bir duruma yakın, ablak gibi görünen; ablak gibi.
- ablalıkkelimeis.Abla olma durumu veya niteliği.
- ablamakkelimef.Avlamak.
- ablatifkelimeis.Lat.İsmin ayrılma hâli; çıkma hâli; uzaklaşma hâli; -den hâli; mef’ulü anh; mef’ulü minh.
- ablatyakelimeis.Yun.Lüfer avlamak için kullanılan geniş gözlü ağ.
- ablikelimeis.Yun.dnz Yelkenli gemilerde serenleri rüzgârın yönüne göre ayarlamaya yarayan düzenek.
- ablukakelimeis.İt.Bir ülkeyi, bir şehri veya bir limanı dışarıyla ilişkisini kesecek şekilde kuşatma.
- abmakkelimef.Fışkırarak çıkmak; akmak; fışlamak.
- abnamekelimeis.Far.Suya, suyun güzelliğine ilişkin yazılmış olan kaside.
- abnuskelimeis.Far.Abanoz.
- abnusikelimesf.Far.Abanoz gibi sert ve siyah.
- abnusiyekelimeis.Far.Abanozgiller.
- abokelimeünl.Şaşma, korkma gibi duyguları ifade etmekte kullanılan söz.
- abonekelimeis.Fr.Gazete ve dergi gibi belirli aralıklarla çıkan yayınları çıktıkça edinmek üzere önceden para veren kişi; sürdürümcü. «Aylık dergilerin abonesi,…
- abonelikkelimeis.Abone olma hâli; sürdürümcülük.
- abonmankelimeis.Fr.Abone olma durumu.
- abordakelimeis.İt.Bir geminin iskeleye veya başka bir gemiye yanını vererek bordasından yanaşması.
- aborekelimesf.Yun.Beceriksiz.
- abosakelimeünl.İt.Bırak!
- aboşimaskelimeis.Yun.Fırtınaya tutulma.
- aboşkevariskelimeis.Yun.Etrafı toplayıp çeki düzen verme.
- abovkelimeünl.Korku ve şaşkınlık bildiren ünlem.
- abrakelimeis.Arpa.
- abrakelimeis.Erme.Dara.
- abracıkelimeis.İdare eden; zor durumdan kurtaran; aracı.
- abrakadabrakelimeis.Yun.İlk Çağ’da bazı hastalıkları iyi etmek için kullanılan, büyülü ve tılsımlı olduğuna inanılan kabala sözü.
- abralıkelimesf.(Terazi için) dengesi sağlanmış; dengeli.
- abramakelimeis.Abramak durumu.
- abramakkelimef.Fırtınalı havalarda bir deniz taşıtını gemicilik kurallarına ve havanın değişkenliğine göre kullanmak.
- abrankelimeis.Hayvanların yemlerinden yiyemeyip ayırdıkları kalın parçalar; kes.
- abraşkelimesf.Ar.Alaca renkli.
- abraşmakkelimef.Olduğu yerde kalmak; kalakalmak.
- abrazkelimesf.(Kadın ve dişi hayvan için) kısır.
- abrekelimeis.Ar.Gözyaşı.
- abretkelimeis.Ar.Gözyaşı.
- abrıkkelimesf.Birbirinin üstüne eğilmiş; üst üste yığılmış.
- abrılkelimeis.Yun.Nisan.
- abrılmakkelimef.Bir şeyin üzerine kapanırcasına eğilmek; yaslanmak; abanmak.
- abrışkelimeis.Far.Okçulukta idman yapmak için kullanılan havada yavaş seyreden ok türü; ibriş; ebruş; ebruveş
- abrışmakkelimef.eT.(Çocuk için) annesinin arkasına sarılmak; sırnaşmak; direnmek.
- abrilkelimeis.Yun.Nisan.
- abrilekelimeünl.İt.“Yelkeni sarmala!” komutu.
- abrinkelimeünl.Far.Aferin.
- abriskelimeünl.Erme.Bravo; yaşa.