1. (birinin) damarına girmekdeyimHoşlanacağı şeyler yaparak kendini sevdirmek.
  2. (birinin) damarının bulmakdeyimHoşlanacağı şeyleri yaparak uysallığını sağlamak.
  3. (birinin) derdi günüdeyimO kişinin sürekli ilgilendiği ve bu sebeple çevresini de rahatsız ettiği konu.
  4. (birinin) eli ayağıdeyimO kimsenin önemli bir yardımcısı.
  5. (birinin) eli ayağı olmakdeyimO kimsenin işlerinde yardımcı olmak; yaşlılık veya daha başka sebeplerle birinin yapamadığı işlerde yardımcı olmak.
  6. (birinin) elini kolunu bağlamakdeyim(O kişiyi) çaresiz bırakmak; hiçbir çıkar yol bulamayacak hâle düşürmek.
  7. (birinin) fişini tutmakdeyimO kimsenin davranışlarını bir kâğıda yazmak.
  8. (birinin) gırtlağına basmakdeyimBir şeyi yaptırmak için birisine baskı yapmak.
  9. (birinin) gönlü ile oynamakdeyimBirine âşıkmış gibi davranıp eğlenmek.
  10. (birinin) gözü ile bakmakdeyimKendini o kişinin yerine koymak.
  11. (birinin) gözüne girmekdeyimO kişinin sevgi ve ilgisini kazanmak.
  12. (birinin) huyunu suyunu bilmekdeyimBir kimsenin alışkanlıklarını ve davranışlarının nasıl olacağını bilmek; iyi tanımak.
  13. (birinin) ipini çekmekdeyimDoğru yola gelmesi için uyarmak.
  14. (birinin) ipiyle kuyuya inilmemekdeyim(Kişi için) güvenilmez olmak; ona güven duymamak.
  15. (birinin) işini bitirmekdeyimO kimseyi öldürmek.
  16. (birinin) kafasına uymakdeyimBir kimsenin etkisi altında kalarak onunla birlik olmak; onun dediklerini yapmak; aklına uymak.
  17. (birinin) kafasını uçurmakdeyimBirini öldürtmek; idam etmek; boynunu vurdurmak; kafasını kesmek.
  18. (birinin) kafasını vurmakdeyimBirini öldürtmek; idam etmek; boynunu vurdurmak; kafasını kesmek.
  19. (birinin) kaleminden çıkmakdeyimO kişi tarafından yazılmış olmak.
  20. (birinin) kanadıyla uçmakdeyimO kimse tarafından korunmak; himaye edilmek.
  21. (birinin) kılıcın çalmakdeyimO kimsenin tarafını tutmak.
  22. (birinin) kılığına girmekdeyimO kimse gibi giyinmek; biçimini, görünüşünü ona uydurmak.
  23. (birinin) kirli çamaşırlarını ortaya dökmekdeyimBirinin ahlak dışı ve suç oluşturan gizli davranışlarını açığa çıkarmak, açıklamak.
  24. (birinin) koltuğunda olmakdeyimBirinin koruyuculuğunda olmak; ondan yardım görmek.
  25. (birinin) konuğu olmakdeyimBirine konuk olarak gidip kalmak.
  26. (birinin) lokmasını dökmekdeyimÖlen birisinin arkasından hayır için lokma tatlısı yapıp dağıtmak.
  27. (birinin) lokmasını saymakdeyimSofrada yemek yiyen birisinin ne kadar yemek yediğini kontrol etmek.
  28. (birinin) maskarasını çıkarmakdeyimO kişiyi küçük düşürerek rezil etmek; alay edilir hâle getirmek.
  29. (birinin) maskesini indirmekdeyimO kimsenin gizlemeye çalıştığı gerçek amacını ortaya çıkarmak.
  30. (birinin) maskesini kaldırmakdeyimBir kimsenin gizli amaçlarını, gerçek kişiliğini ortaya çıkarmak.
  31. (birinin) maşası olmakdeyimBiri tarafından sakıncalı veya kişisel isteklerini yerine getirecek biçimde aracı olarak kullanılmasına meydan vermek.
  32. (birinin) moralini bozmakdeyimBir kimsenin ruhsal yönden direnme gücünü sarsmak; maneviyatını bozmak.
  33. (birinin) müsamahasına sığınmakdeyimO kişiden kendisine karşı hoşgörülü davranmasını bekler olmak.
  34. (birinin) nān-ı azîziyle perverde olmakdeyimBirinin ekmeğiyle beslenmiş olmak.
  35. (birinin) narına yanmakdeyimO kimse yüzünden büyük bir zarara uğramak.
  36. (birinin) nasırına basmakdeyimO kimsenin en çok önem verdiği, çıkarına engel olan bir şey yapmak; can alıcı noktasına dokunmak; çıkarına ters davranmak.
  37. (birinin) nazını çekmekdeyimO kişiyi kırmamak için her isteğini yerine getirmeye çalışmak.
  38. (birinin) ocağına kara çalı çekmekdeyimBir kimsenin dirlik ve düzenini bozmak; mahvetmek.
  39. (birinin) ocağına kara su bağlamakdeyimOcağını söndürmek.
  40. (birinin) ocağına su komakdeyimbknz. ocağına su koymak
  41. (birinin) ocağını söndürmekdeyimEvini barkını dağıtmak; çoluk çocuğunu yok etmek.
  42. (birinin) olmakdeyim(Kadın veya kız için) adı geçen erkekle cinsel ilişkiye girmek.
  43. (birinin) omzuna binmekdeyimYük olmak; ağırlık vermek.
  44. (birinin) onurunadeyimBir kimseye saygı göstermek amacıyla.
  45. (birinin) onuruna (ziyafet, çay vb.) vermekdeyimO kimseye saygı göstermek amacıyla ziyafet düzenlemek veya toplantı düzenlemek.
  46. (birinin) osuruğunu düğümlemekdeyimBirine korku vermek; gözdağı vermek; ürkütmek.
  47. (birinin) oyununu bozmakdeyimYaptığı hileyi, kurduğu düzenleri boşa çıkarmak; bu yolla sonuç almasına engel olmak.
  48. (birinin) öl dediği yerde ölmek, kal dediği yerde kalmakdeyim(Birinin) sözünden hiç çıkmamak; buyruklarını olduğu gibi uygulamak; iradesini o kişiye teslim etmek.
  49. (birinin) ölüsünü öpmekdeyim“Şunu yapmazsan çok sevdiğin o kimse ölsün” anlamında karşısındakine baskı için kullanılan yemin nitelikli söz.
  50. (birinin) önünde perende atılmamakdeyimO kimseyi aldatmak mümkün olmamak.