- artukkelimezf.Çok; sayıca fazla; pek çok; kalabalık; artık; daha çok; fazla; aşırıca; ziyade; artık; küsur. [Yüknekî]
- başacakelimezf.(Mutluluğun derecesini anlatmak için) sonuna kadar.
- baştakkelimezf.Yalnız başına; kimsesiz; yalnız.
- baydakkelimezf.Far.Yayan.
- bizlikkelimezf.Bize yarar; tam bize göre.
- çıkarıkelimezf.Dışarı.
- cırtdakkelimezf.(Yırtmak için) birdenbire; cırt sesi çıkartarak.
- dişicekelimezf.Dişiye yakışır biçimde; dişi gibi.
- doncakkelimezf.eT.Üzerinde yalnızca iç çamaşırı kalmış olarak.
- eldenkelimezf.Hiçbir aracı kullanmadan, bizzat kendisi yaparak, takip ederek.
- erdenkelimezf.Erkenden; erken erken; erkence.
- hodaydankelimezf.Birdenbire.
- irdenkelimezf.Erkenden; erken erken.
- kamatkelimezf.eT.İnadına; özellikle.
- kıyınkelimezf.Kıyıdan.
- nelikkelimezf.Ne diye; niçin?
- opunatkelimezf.İyice.
- perentikelimezf.Far.Azar azar; perakende; tek tük.
- savsakelimezf.Yavaş; ağır; aheste.
- sevserikelimezf.Boş yere; boşuna.
- singecekelimezf.Sinerek.
- şorolopkelimezf.(Yutmak için) birdenbire ve ansızın.
- taşrakelimezf.Dışarıya; dışarı; dışarıda; dışına; dıştan.
- tuzlucakelimezf.Tuzu biraz fazla olan; biraz çok tuzlu.
- üçürdümkelimezf.Ürünü eşit olarak üçe bölüşülmek üzere; üç kişi ortaklaşa.
- zırzırkelimezf.Sürekli ve bıktırıcı.