1. kelimeis.Kabuk; ağaç kabuğu; sertlik; katılık.
  2. abakelimeis.Ayı.
  3. abakelimeis.eT.Abla; büyük kız kardeş; .
  4. abaçıkelimeis.Çocuk korkutulan hayalî bir varlık; umacı.
  5. abakıkelimeis.Bostan korkuluğu.
  6. kelimeis.Birini çağırmakta kullanılan ünlem; çağırma; ünde.
  7. açıkelimeis.Yaşlı kadın; hanım nine.
  8. açıgkelimeis.Bolluk içinde yaşama; nimet içinde yaşayış; bolluk.
  9. açıglıkkelimeis.Acılık.
  10. açıkkelimeis.Büyük kardeş.
  11. açuklugkelimeis.Açıklık.
  12. adkelimeis.eT.Bir varlığı cins veya özel olarak diğer varlıklardan ayırt etmeye yarayan kelime; isim.
  13. adkelimeis.İpekli kumaş ve benzeri dokuma cinsinden sanat eseri olan her şey.
  14. adakkelimeis.Ayak [Yüknekî]
  15. adaklıkkelimeis.Üzüm çardaklarına ayak yapılacak ağaç.
  16. adaşkelimeis.Dost; arkadaş; eş; yoldaş.
  17. adaşlıkkelimeis.Arkadaşlık; dostluk.
  18. adgırkelimeis.Aygır.
  19. adgırakkelimeis.Kulakları beyaz vücudunun diğer tarafları kara olan erkek geyik; dağ keçisinin erkeği; dağ tekesi.
  20. adgukkelimeis.Kim olduğu belli olmayan sığıntı kimse.
  21. adıgkelimeis.Ayı.
  22. adrıkelimeis.Buğday saplarını karıştırmak için kullanılan araç; yaba; dirgen; çatal; çatal değnek.
  23. adrışkelimeis.Ayrılış.
  24. aftabekelimeis.Far.Kova; güğüm.
  25. agkelimeis.İki bacak arasındaki açıklık; iki bacak arasındaki boşluk.
  26. agartgukelimeis.Buğdaydan yapılan bir içki; bir çeşit buğday birası.
  27. agıçıkelimeis.İpek kumaşları muhafaza eden kimse.
  28. agılkelimeis.Ağıl; koyun yatağı.
  29. agımkelimeis.Yükselme; çıkım; yükselim.
  30. agırlıkkelimeis.İkram; ağırlayış.
  31. agışkelimeis.Yükseliş; çıkış.
  32. agızkelimeis.Ağız. [Yüknekî]
  33. agrıgkelimeis.Hastalık; ağrı; sızı; sancı.
  34. agukelimeis.Ağı; zehir [Yüknekî]
  35. agujkelimeis.Memeli hayvanların doğurduklarında verdikleri ilk süt.
  36. agurşakkelimeis.Ağırşak.
  37. aguzkelimeis.Memeli hayvanların doğurduklarında verdikleri ilk süt; ağız.
  38. ahşamkelimeis.Akşam
  39. ajmukkelimeis.Ak şap.
  40. ajunkelimeis.Soğd.Varlık biçimi; hayat.
  41. akılıkkelimeis.Cömertlik; seleklik. [Yüknekî]
  42. akınçıkelimeis.Gece baskını yapan asker; akıncı.
  43. akındıkelimeis.Akıntı.
  44. akıyagakkelimeis.İç ceviz; ceviz içi.
  45. akurkelimeis.Ahır.
  46. alkelimeis.Hile, aldatma, tuzak; dolap; düzen. EUTS]
  47. alaçukelimeis.Alacık; çadır.
  48. alangırkelimeis.Tarla faresi; geleni.
  49. alavankelimeis.Timsah.
  50. alıgkelimeis.Kötü; fena; alık.