1. angkelimeis.Yanak.
  2. angakelimesf.Değersiz; kıymetsiz.
  3. angdımakkelimef.Av için pusuya yatmak; yakalamak için tuzak kurmak; hile yapmak; etrafını sarmak.
  4. angduzkelimeis.Andız; atın karnı ağrıdığında bu bitkinin kökü ile tedavi edilir.
  5. angılkelimezf.Büsbütün; tamamıyla.
  6. angılamakkelimef.(Eşek için) anırmak.
  7. angıtkelimeis.eT.Kanatları kiremit renginde, ördeğe benzer bir tür kuş; angut.
  8. angıtmakkelimef.Şaşırtmak.
  9. angızkelimeis.Anız; ekin biçildikten sonra tarlada kalan sapları.
  10. anglamakkelimef.Akıl erdirmek; anlamak.
  11. angutkelimeis.İçecek şeylerde kullanılan huni.
  12. anıkelimezm.İşaret ve kişi zamiri ol’un yükleme durumu; onu; onları. [Yüknekî]
  13. anınkelimezm.İşaret ve kişi zamiri ol’un ilgi durumuonun.
  14. anıngkelimezm.Teklik üçüncü kişi zamiri; o.
  15. anukkelimesf.Hazır; mevcut; var; .
  16. anuklamakkelimef.Hazır bulunmak.
  17. anuklukkelimeis.Hazırlanma; hazırlık.
  18. anumakkelimef.Hazırlanmak.
  19. anumıkelimeis.Cüzam hastalığı.
  20. anunmakkelimef.Hazırlanmak; hazır olmak. [Yüknekî]
  21. anutgankelimesf.Daima hazırlıklı olan; hazırlanan.
  22. anutmakkelimef.Hazırlamak.
  23. apkelimee.Olumsuzluk bildiren edat; her ne kadar; gerek; ister.
  24. ap bu ap oldeyimNe bu ne o.
  25. apakelimeis.Ata; dede; cet.
  26. aplankelimeis.Bir tür fare.
  27. arkelimesf.Kestane rengi; kumral; konural.
  28. ar börideyimSırtlan.
  29. arakelimeis.eT.İki yeri veya nesneyi birbirinden ayıran uzaklık; açıklık; mesafe; boşluk; aralık. [Yüknekî]
  30. aralamakkelimef.İki şey arasını biraz açmak, biraz boşluk meydana getirmek; ayırt etmek; arayı açmak; aralık bırakmak.
  31. arankelimeis.Moğ.Ahır; tavla.
  32. aranlıgkelimesf.Ahırlı; ahırı olan.
  33. arçıkelimeis.Heybe.
  34. ardutalkelimeis.Hamam otu.
  35. argagkelimeis.Balık oltası.
  36. argamakkelimef.Atkı atmak.
  37. argarmakkelimef.Yormak.
  38. argukelimeis.İki dağ arası; uçurum.
  39. arguçkelimeis.İnsanın aldandığı nesneler; aldatıcı.
  40. arguç ajundeyimAldatıcı dünya.
  41. argulamakkelimef.Arasından geçmek; arasını yarmak; geçmek.
  42. argunkelimeis.Bir tür büyük fare.
  43. argurmakkelimef.Yormak.
  44. argurtmakkelimef.Yordurmak.
  45. argurtturmakkelimef.Yordurtmak.
  46. arı yagıdeyimBal.
  47. arıgkelimeis.Çadır örtüsü.
  48. arıgkelimesf.Temiz; arı; saf; pak [Yüknekî]
  49. arıgkelimezf.Çokça; epeyce.
  50. arıglamakkelimef.İğdiş etmek.