1. agrışmakkelimef.Ağrışmak; sızlanmak.
  2. agrıtmakkelimef.Ağrı vermek; ağrıtmak; acıtmak.
  3. agruklanmakkelimef.(Bir iş veya yükü) ağır saymak; ağırsınmak.
  4. agrumakkelimef.Ağırlaşmak.
  5. agsamakkelimef.Ağmak istemek.
  6. agsamakkelimef.Aksamak; topallamak.
  7. agsanmakkelimef.Konuşmak; telaffuz etmek.
  8. agsırmakkelimef.Aksırmak.
  9. agsurmakkelimef.Aksırmak.
  10. agtarılmakkelimef.Yere vurulmak.
  11. agtarmakkelimef.Aktarmak; devirmek; yenmek.
  12. agtılmakkelimef.Yere vurulmak.
  13. agtınmakkelimef.Çıkmak; yükselmek.
  14. agturmakkelimef.Dağa ağdırmak.
  15. agukmakkelimef.Zehirlenmek; ağılanmak.
  16. agulamakkelimef.Ağılamak.
  17. agulamakkelimef.(İki ile dokuzuncu aylar arasındaki bebek için) kendiliğinden sevinç belirtisi olan agu şeklinde ses çıkarmak.
  18. agullanmakkelimef.(Ay için) hâlelenmek; harmanlanmak.
  19. agumakkelimef.Ağılamak; zehirlemek.
  20. agzanmakkelimef.Telaffuz etmek; söylemek; konuşmak.
  21. ağaçlamakkelimef.Ağaçlandırmak.
  22. ağaçlandırılmakkelimef.Ağaç dikilerek yeşillendirilmek.
  23. ağaçlandırmakkelimef.Boş ve çıplak araziyi, yol ve bahçe gibi yerlere ağaç dikerek yeşillendirmek.
  24. ağaçlanmakkelimef.Ağaçlı hâle gelmek, ağaçlarla donanmak.
  25. ağaçlaşmakkelimef.Ağaç hâline gelmek.
  26. ağalamakkelimef.Zenginleşmek.
  27. ağalanmakkelimef.Böbürlenip caka yapmak; ağalık taslamak.
  28. ağarmakkelimef.Beyazlaşmak; aklaşmak; bembeyaz olmak; beyazlanmak; beyazlaşmak.
  29. ağartmakkelimef.Ağarmasını sağlamak, beyazlatmak.
  30. ağdalandırmakkelimef.Bir tatlının şerbetini ağdalı hâle getirmek.
  31. ağdalanmakkelimef.Ağdalı duruma getirilmek.
  32. ağdalanmakkelimef.Ağda bulaşmak.
  33. ağdalaşmakkelimef.(Tatlı ve şerbet için) kaynatma sırasında koyuluğu artarak ağda hâline dönüşmek.
  34. ağdalaştırmakkelimef.Tatlıların şerbetini bilerek koyulmak suretiyle ağda durumuna getirmek.
  35. ağdırmakkelimef.eT.(Yük için) yük hayvanlarında bir taraftaki yükün diğerinden daha ağır olması sonucu o tarafa doğru yatmak veya devrilmek.
  36. ağdırmakkelimef.eT.Bir destek veya serene bağlamak suretiyle yukarılara tırmanmasını sağlamak. «Asmaları çardağa ağdırdı.»
  37. ağılamakkelimef.Zehirlemek.
  38. ağılanmakkelimef.Zehirli olduğunu bilmediği bir şeyi yiyip içmek suretiyle zehirlenmek.
  39. ağılatmakkelimef.Zehirleme işini bir başkasına yaptırmak.
  40. ağıllamakkelimef.Sürüyü sağmak üzere ağıla kapamak.
  41. ağıllanmakkelimef.(Sürü için) toplanarak ağıla girmek.
  42. ağınmakkelimef.Yukarı çıkmak; yükselmek.
  43. ağınmakkelimef.(At ve eşek vb. için) çayırlık veya yumuşak topraklı yerlerde yatıp yuvarlanmak suretiyle sırtını kaşımak; ağnamak.
  44. ağınmakkelimef.Açlıktan ölmek.
  45. ağırlamakkelimef.Misafire itibar edip ikramda bulunmak; eğlendirmek; ikram etmek; izaz etmek; kabul etmek; konuk etmek; konuklamak; misafir etmek; ululamak.
  46. ağırlanmakkelimef.Ağırlamak işi uygulanmak.
  47. ağırlaşmakkelimef.Ağırlığı artmak.
  48. ağırlaştırmakkelimef.Ağır hâle getirmek; ağırlaşmasına sebep olmak.
  49. ağırlatmakkelimef.Ağırlanmasını sağlamak.
  50. ağırmakkelimef.(Hayvan için) bağırmak; böğürmek; anırmak.