186 madde
- negülkelimezf.Neden; niçin; ne; nasıl?
- negülügkelimezf.Nasıl; niçin?
- nekkelimezf.Niçin;
- nekekelimezf.Niye; niçin; neden; ne sebeple?
- nemenkelimezf.Nasıl; ne suretle?
- nenkelimezf.Hiç; herhangi.
- nençekelimezf.Nice kez; nice; onca; ne çok; pek çok.
- netegkelimezf.Nasıl; ne gibi?
- odguratıkelimezf.Kesin; kati; tam anlayarak.
- ödkürükelimezf.-den dolayı; -den beri.
- öngdünkelimezf.Önce.
- öngdürikelimezf.Doğuda; şarkta.
- ongtunkelimezf.Doğru; sağda.
- önikelimezf.-den başka; başka; farklı.
- önrekelimezf.Önceleri; eskiden.
- örükelimezf.Yukarı doğru; dikine.
- osuglugkelimezf.Gibi; benzer; surette; tarzda; .... mahiyetinde.
- otguratıkelimezf.Tam anlayarak; kat’i;
- ötrükelimezf.Sonra.
- sanlıgkelimezf.Ait; başkasına tabi olarak; hükmünde.
- sayukelimezf.Her; her bir; her biri.
- sökikelimezf.Önceki; evvelki; eskiden; eski.
- songkelimezf.Her şeyin ve her işin sonu; son; sonra.
- tağdınkelimezf.Üstünde.
- tapakelimezf.Yönünde; ... -e doğru. -a doğru; - karşı.
- taşdınkelimezf.Dışarıda.
- taşdırtıkelimezf.Dışarıda.
- taşgarukelimezf.Dışarıya; dışa doğru; dışarı.
- taşkarukelimezf.Dışarıya; dışa doğru.
- taşrakelimezf.Dışarıya; dışarı; dışarıda; dışına; dıştan.
- taştınkelimezf.Dışarıda.
- taştırtıkelimezf.Taşrada; dışarıda; hariçte.
- tavratıkelimezf.Çabuk.
- tayakelimezf.Kayarak.
- tegirmikelimezf.Etrafında; çevirerek.
- tegirmileyükelimezf.Çepeçevre.
- telimkelimezf.Çok; pek çok; bol; fazla; daima; sayısız; sınırsız.
- terkkelimezf.Tez; çabuk; çabucak; alelacele; derhal; hemen.
- tetrükelimezf.Aksine; tersine.
- timinkelimezf.Soğd.O zaman; o sırada o anda.
- tirekelimezf.Hep birden; beraber; müştereken.
- titrükelimezf.Dikkatle; dik; keskin; sabit.
- todkelimezf.Tam; dolu; tamam.
- topkelimezf.Bütün; bütünüyle; büsbütün; toptan; tamamen; hep; top yekûn.
- töpürekelimezf.Tamamen.
- tüketikelimezf.Tümüyle; tamamen; sonuna kadar tamamıyla; bütünüyle; baştan sona kadar
- tünlekelimezf.Geceleyin.
- turgınçakelimezf.Derhal.
- tutçıkelimezf.Durmadan; arkası kesilmeden; daima; mütemadiyen; her vakit; her zaman; muttasıl.
- tüzkelimezf.O kadar; tamam.