1. addetmekkelimef.Ar.(Bir şeyi, bir şey) saymak; bilmek; farz etmek; telakki etmek.
  2. addırmakkelimef.Bir sıvıyı fışkırtmak.
  3. adımlamakkelimef.Bir uzaklığı eşit adımlar atarak adım cinsinden ölçmek.
  4. adırmakkelimef.Ayırmak; tefrik etmek.
  5. adırtlamakkelimef.Ayırt etmek; bölmek; tefrik etmek; ayırmak; ayıklamak.
  6. adileştirmekkelimef.Birini küçük ve bayağı göstermek.
  7. adlamakkelimef.Ad vermek; adlandırmak.
  8. adlamakkelimef.Ayıklamak.
  9. adlandırmakkelimef.Yeni bir nesneye ad koymak.
  10. admakkelimef.(Adım için) atmak; yürümek; ayak basmak.
  11. adreslemekkelimef.Bir bilgiyi bilgisayar hafızasına kotlamak ve bu bilgiye nasıl ulaşılabileceğini tanımlamak.
  12. adrudmakkelimef.Ayırmak.
  13. adrumakkelimef.Seçmek.
  14. adrutmakkelimef.Ayırmak.
  15. adutlamakkelimef.Avuçlamak.
  16. afallaştırmakkelimef.Birini şaşkınlıktan ne yapacağını bilemez duruma düşürmek, çok şaşırtmak.
  17. afallatmakkelimef.Birini şaşırtmak.
  18. afaralamakkelimef.Harman yerinde kalan taş, toprak ve kesmikli ürün kalıntısını toplamak.
  19. afartmakkelimef.Abartmak.
  20. affetmekkelimef.Ar.Sonuç itibariyle bir cezayı gerektiren suç, kusur, kabahat veya günah için ceza vermekten vazgeçmek, bağışlamak.
  21. affetmemekkelimef.Ar.Karşısındakinin kusurunu, açığını iyi kollayıp değerlendirmek; müsamaha göstermemek. «Trafik hatayı affetmez.»
  22. affettirmekkelimef.Ar.Affedilmeyi sağlamak, bağışlatmak; affı gerçekleştirmek.
  23. affeylemekkelimef.Ar.Affetmek, bağışlamak.
  24. afişlemekkelimef.Duyurusu yapılacak bir haberi afiş hâline getirmek; afiş yapmak.
  25. afkalamakkelimef.eT.Karıştırmak; alt üst etmek; kabartmak.
  26. afkınlamakkelimef.Toprağı gübrelemek; gübreyi toprağa karıştırmak.
  27. aforozlamakkelimef.Aforoz etmek.
  28. afsunlamakkelimef.Büyü yapmak, büyülemek.
  29. afyonlamakkelimef.Afyon maddesi karıştırmak.
  30. agaclamakkelimef.Sopa ile dövmek; dayak atmak.
  31. agazlamakkelimef.Söylemek.
  32. agdarmakkelimef.Altını üstüne getirmek; aktarmak.
  33. agdurmakkelimef.Yukarı çıkarmak; yükseltmek; kaldırmak.
  34. agımakkelimef.Püskürtmek.
  35. agındırmakkelimef.Yukarı çıkartmak; yükseltmek.
  36. agırlamakkelimef.Ağırlamak; saygı göstermek; saymak; ihtiram ve itibar etmek; ikram ve ihsanda bulunmak; ululamak; yüceltmek.
  37. agırlatmakkelimef.Ağırlatmak; hürmet ettirmek; saydırmak.
  38. agırtmakkelimef.Anırtmak.
  39. agıtmakkelimef.Akıtmak
  40. agıtmakkelimef.Yükselmek.
  41. agızmakkelimef.[eAT, -ur] (Fasulye, nohut, mercimek gibi taneli şeyler için) akıtmak.
  42. aglamakkelimef.Ayıklamak; ayıklayarak temizlemek; aklamak.
  43. aglaşdırmakkelimef.Birçok kişiyi hep birden ağlatmak; ağlaştırmak.
  44. aglatmakkelimef.Savmak; uzaklaştırmak; ıraklaştırmak.
  45. aglatmakkelimef.Ağlatmak.
  46. agnatmakkelimef.Hayvanın debelenmesini sağlamak; debelendirmek.
  47. agrıtmakkelimef.Ağrı vermek; ağrıtmak; acıtmak.
  48. agtarmakkelimef.Aktarmak; devirmek; yenmek.
  49. agturmakkelimef.Dağa ağdırmak.
  50. agulamakkelimef.Ağılamak.