116 madde
- kopkelimezf.Hep; bütün; hepsi; tamamı.
- küçünkelimezf.Zorla; zorlukla; güçlükle.
- kurıgukelimezf.Kuruyacak zaman; kurumak üzere olan.
- matkelimezf.Öyle; ancılayın.
- mundagkelimezf.Bunun gibi; böyle; böylece; bu kabilden; bu türden; bu neviden.
- narukelimezf.Bir taraf; yan; bir yana; nereye; nere.
- necekelimezf.Ne kadar; nice; kaç?
- neçekelimezf.Ne’nin eşitlik durumu.
- neçükkelimezf.Nasıl?
- nelekkelimezf.bknz. nelik
- nelikkelimezf.Ne diye; niçin?
- nelükkelimezf.Niçin; neden?
- nemekelimezf.Ne; hangi?
- nerekkelimezf.Neye; ne gerek?
- netekkelimezf.Nice; nasıl?
- nükelimezf.Ne?
- ogrulayukelimezf.Hırsız gibi.
- öküşkelimezf.Çok; pek çok.
- öngdünkelimezf.Önce.
- öngdünkikelimezf.Önceki.
- önglügkelimezf.Renkli; çeşitli.
- oşkelimezf.İşte.
- ötünçkelimezf.Ödünç; borç olarak.
- şebügkelimezf.Far.Çabuk.
- sökekelimezf.(Oturmak, çökmek için) diz üstü; iki dizinin üzerine.
- sokrukelimezf.İzinsiz; gizlice.
- soktukelimezf.Sucuk; karaciğer; et ve baharat karışımı iç ile doldurularak pişirilip yenen bağırsak dolması.
- songkelimezf.Her şeyin ve her işin sonu; son; sonra.
- songkurkelimezf.Moğ.Sonkur kuşu; yırtıcı kuşlardan biri, (Falco gyrfalco).
- songukkelimezf.Son; bir şeyin sonu; ahir.
- sukkelimezf.Büsbütün; tümden.
- sukrukelimezf.Gizlice; izin almaksızın.
- tabarukelimezf.-ya doğru; -ya karşı.
- taşrakelimezf.Dışarıya; dışarı; dışarıda; dışına; dıştan.
- teginkelimezf.Değin; kadar.
- tegükelimezf.Kadar; dek.
- telimkelimezf.Çok; pek çok; bol; fazla; daima; sayısız; sınırsız.
- teminkelimezf.Soğd.Demin; az önce; biraz evvel.
- Tengrigerükelimezf.Tanrı’ya doğru; Tanrı’ya yönelerek.
- tenkrikerikelimezf.Tanrı’ya doğru; Tanrı’ya yönelerek.
- terkkelimezf.Tez; çabuk; çabucak; alelacele; derhal; hemen.
- terkinkelimezf.Derhal; hemen; çabucak; acele; çabuk; tez.
- tetrükelimezf.Aksine; tersine.
- tıdınkelimezf.Vakit bildiren bir kelime; ... vakitte.
- tikmeginçekelimezf.Dikilmedikçe.
- tiriglekelimezf.Diri iken; hayatta iken; diri olarak.
- tünlekelimezf.Geceleyin.
- tutçıkelimezf.Durmadan; arkası kesilmeden; daima; mütemadiyen; her vakit; her zaman; muttasıl.
- udukelimezf.Arkası sıra; arkasından; müteakip.
- ugançakelimezf.Gücü yetinceye kadar.