1. eçükelimeis.Ata; atalar; ecdat; eslaf.
  2. ekekelimeis.Büyük kız kardeş; abla.
  3. elkelimeis.eT.Yakınların dışında kalan kimse; yabancı; başkası.
  4. eligkelimeis.El. [Yüknekî]
  5. elteberkelimeis. sf.Kabileleri düzene sokan; düzenleyen.
  6. emgekkelimeis.Acı; ıstırap; dert; sıkıntı; mihnet; eziyet.
  7. erkelimeis.eT.Erkek; bey; adam; erkek kişi. [Yüknekî]
  8. erenkelimeis.Adamlar; erkekler; erkek topluluğu; erkek milleti; erler.
  9. eşgütikelimeis.İpekli kumaş.
  10. ıgaçkelimeis.Ağaç.
  11. ışbarakelimeis.Sansk.Yüksek bir unvan; yüksek bir rütbe.
  12. ıtkelimeis.Köpek.
  13. kelimeis.Herhangi bir yer, alan, cisim veya durumun sınırları arasında kalan yer; dahil.
  14. idikelimeis.Sahip; efendi; bey.
  15. ikegükelimeis.İki parça; iki bölük; iki.
  16. ilkelimeis.Barış durumu; barış.
  17. iligkelimeis.Hükümdar; kral; hakan.
  18. ilteberkelimeis.Hükümdara bağlı yüksek devlet memuru rütbesi; genel vali.
  19. kelimeis.eT.Hizmet; çalışma; faaliyet.
  20. işgitikelimeis.İpekli kumaş; diba.
  21. kagankelimeis.Kağan; hakan; hükümdar; hakan.
  22. kalıngkelimeis.Başlık parası; kadına verilen başlık.
  23. kankelimeis.eT.Atardamar ve toplardamarlar içinde dolaşarak organizmanın bütün hücrelerine gerekli besin ve oksijeni ileten, oralardan topladığı atık maddeleri…
  24. kangkelimeis.Baba.
  25. kapıgkelimeis.Kapı.
  26. karkelimeis.eT.Atmosferde bulunan su buharının donmasıyla meydana gelmiş, hafif tanecikler hâlinde uçuşarak yağan beyaz renkli su kristalleri.
  27. kaşkelimeis.eT.Göz çukuru üzerinde bir yay gibi uzanan, üzeri kıllarla kaplı çıkıntı. [Yüknekî]
  28. katunkelimeis.Soğd.Hakanın eşi; hatun; melike; kadın; kraliçe; kağan eşi.
  29. keçekelimeis.Akşam; gece. [Yüknekî]
  30. kelingünkelimeis.Gelinler.
  31. kergekkelimeis.Gerek; ihtiyaç; lazım lüzum; gereken şey.
  32. kırkkelimeis.Otuz dokuzdan sonra gelen ilk sayı.
  33. kısılkelimeis.Dağ arası; boğaz; vadi; dar dağ geçidi; dar vadi; çukur; küçük geçit.
  34. kişkelimeis.Derisinden kürk yapılan bir hayvan; samur.
  35. kişikelimeis.Cinsiyet farkı gözetilmeden kadın veya erkek kimse; insan; adam; şahıs; kimse.
  36. kokılıkkelimeis.Koku; parfüm
  37. konykelimeis.Koyun.
  38. korgankelimeis.bknz. korıgan
  39. korıgankelimeis.Kale; müstahkem mevki; sığınak.
  40. korıgukelimeis.Kale muhafızı; muhafız.
  41. köbürgekelimeis.Moğ.Davul.
  42. kökkelimeis.Gökyüzü; hava; sema; gök kubbe; .
  43. kölkelimeis.Göl; havuz; birikmiş su. [Yüknekî]
  44. köngülkelimeis.Gönül; kalp; yürek; duygular; vicdan. [Yüknekî]
  45. közkelimeis.Göz. [Yüknekî]
  46. kulkelimeis.eT.Yabancı ülkelerden tutulup getirilmiş, alınıp satılabilen köle veya karavaş; uşak; köle; erkek köle; esir. [Yüknekî]
  47. kulkakkelimeis.bknz. kulgak
  48. kunçuykelimeis.Çin.Prenses; Çin imparatorunun kızı.
  49. kutkelimeis.eT.Gökten ya da tanrısal bir kaynaktan yayılmış sıvı; hayat suyu; rahmet; bereket. [AH]
  50. kutaykelimeis.Çin.İpekli kumaş; ipek.