255 madde
- fi'lkelimeis.Ar.bknz. fiil
- ıldırımkelimeis.Yıldırım.
- ıldızkelimeis.Yıldız.
- ılgarkelimeis.At ile yapılan akın; düşman üzerine hücum; atlı saldırı; akın; hücum.
- ılkıkelimeis.bknz. yılkı
- ılkıcıkelimeis.bknz. yılkıcı
- ınakkelimeis.Dost; arkadaş.
- ışukkelimeis.Demir başlık; miğfer; tolga.
- içitkelimeis.İçilecek şey; içecek.
- kaburgakelimeis.Moğ.Göğüs kafesini meydana getiren yassı ve uzun kemiklerin her biri; eğe.
- kabzakelimeis.Çadır kapısı.
- kaçmakelimeis.Uzaklaşma, uzak durma eylemi.
- kadınkelimeis.Dişi cins insan; bayan; hanım.
- kadunkelimeis.Soğd.bknz. Kadın
- kaftankelimeis.İpekli kumaştan yapılan uzun ve süslü üst giysisi; kapama.
- kaftanlıkkelimeis.Kaftanlık kumaş; elbiselik.
- kahınçkelimeis.bknz. kakınç
- kakınçkelimeis.Başa kakma.
- kalabalıkkelimeis.Çok; çokluk.
- kalemçikelimeis.Ar.Yazıcı; kâtip.
- kalıkelimeis.Far.Halı.
- kalınglıkkelimeis.Evlenecek kıza kesilen başlık.
- kalkankelimeis.eT.Eskiden savaşçının, karşı saldırıdan kendini korumak için kullandığı çeşitli malzemeden yapılmış savunma aracı.
- kamçıkelimeis.eT.At, deve, sığırın erkeklik organı.
- kamışkelimeis.Buğdaygillerden su kenarlarında ve bataklıklarda yetişen, sert ve boğumlu gövdeli, şerit yapraklı pek çok bitkinin ortak adı; kargı; bambu;…
- kankelimeis.eT.Atardamar ve toplardamarlar içinde dolaşarak organizmanın bütün hücrelerine gerekli besin ve oksijeni ileten, oralardan topladığı atık maddeleri…
- kanarakelimeis.Ar.Kasaplık hayvanların kesilip yüzüldüğü ve temizlendiği yer; mezbaha; kesim evi.
- kanatkelimeis.eT.Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan hareketli organ.
- kapukelimeis.Kapı.
- kapuçıkelimeis.Kapıcı.
- kapurgakelimeis.Moğ.Kaburga.
- karkelimeis.eT.Atmosferde bulunan su buharının donmasıyla meydana gelmiş, hafif tanecikler hâlinde uçuşarak yağan beyaz renkli su kristalleri.
- karalıkkelimeis.Kara olma durumu.
- karankukelimeis.bknz. karangku
- karavaşkelimeis.Savaşlarda tutsak edilen ya da özgür olmayan, alınıp satılabilen, üzerinde sahibinin tam bir kullanma hakkı olan köle kız veya kadın; odalık; cariye;…
- karavulkelimeis.Moğ.Bekçi; müfreze; posta; keşif kolu; karakol; nöbetçi.
- karavullıkkelimeis.Gözcülük; bekçilik; karakolluk.
- kardaşkelimeis.Kardeş.
- kargakelimeis.Siyah tüylü, geniş kanatlı, gezici, tarla ve bahçelere zararlı, ötücü bir kuş; kara karga; kuzgun, (Corvus).
- kargaşakelimeis.Tartışma; kavga.
- kargukelimeis.Ok ve mızrak yapılan sağlam kamış; mızrak; kargı.
- karıçukkelimeis.İhtiyarcık; yaşlı kadıncağız.
- karınkelimeis.İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga altından kasıklara kadar olan ön bölümü; bu bölümde yer alan iç organların tümü. [Yüknekî]
- karındaşkelimeis.Kardeş.
- karışkelimeis.Açılmış ve gerilmiş durumdaki elin baş ve serçe parmak uçları arasındaki uzaklık.
- karışkelimeis.Beddua; kargış.
- karkışkelimeis.bknz. kargış
- karmakelimeis.Karmak eylemi.
- kartaşkelimeis.Kardeş.
- karukelimeis.Kol; pazu.