- borçıkelimeis.Bahçıvan.
- çavkelimeis.Şöhret; şan; ün. [Yüknekî]
- ınalkelimesf.İnanılır, güvenilir; itimat edilir.
- isizkelimeünl.Ah! Yazık! Esef!
- kedkelimezf.Soğd.Abartma, pekiştirme bildirir; pek; gayet; çok; iyi; iyice. [Yüknekî]
- keykelimezf.Soğd.Abartma, pekiştirme bildirir. [Yüknekî]
- keyikkelimeis.Geyik.
- körkkelimeis.Biçim; görünüş; şekil; kıyafet.
- kükelimeis.Ün; şöhret; şan.
- küçkelimeis.Güç; kuvvet. [Yüknekî]
- ogrıkelimeis.Hırsız; haydut; .
- olkelimezm.Üçüncü teklik şahıs zamiri; “o”.
- ölkelimeis.Nem; yaşlılık; rutubet; ıslaklık.
- örükelimezf.Yukarı doğru; dikine.
- otrukelimeis.Karşı; ön; ara.
- sevgükelimeis.Sevgi; sevda.
- sevügkelimeis.Aşk; sevgi.
- tetrükelimezf.Aksine; tersine.
- tınkelimeis.Soluk; nefes.
- titimkelimeis.İnat; sebat; azim.
- titrükelimezf.Dikkatle; dik; keskin; sabit.
- töbünkelimezf.Baş aşağı; tepesi ile.
- torkelimeis.Balık ağı; sık örgülü balık ağı.
- türkkelimeGüç; kuvvet.
- urıkelimeis.Erkek evlat; oğul; oğlan.
- utrukelimezf.Tersine; karşısında; karşı gelerek; karşı; karşıda.
- yakutkelimeis.Ar.Billurlaşmış alümin türünden meydana gelen pembeden koyu kırmızıya kadar değişik renklerde saydam ve değerli taş.
- yalınkelimeis.Alev; yalım.
- yarlığkelimesf.Kesilmiş ya da kararlaştırılmış olan.
- yarmakkelimeis.Sikke; para; akça.
- yekkelimeis.Şeytan; doğa üstü varlık.
- yorıkkelimeis.Gidiş; seyir; akma.