- açanikelimeis.Sansk.Soy; ırk.
- addınkelimezf.Diğer; başka; başkası.
- adutkelimeis.Avuç.
- agrıkkelimeis.Hasta; hastalık.
- artukkelimezf.Çok; sayıca fazla; pek çok; kalabalık; artık; daha çok; fazla; aşırıca; ziyade; artık; küsur. [Yüknekî]
- arukkelimeis.Yorgunluk; argınlık.
- avyakirtkelimeis.Skr.İzah edilemeyen; açıklanamayan; meçhullük; belirsizlik.
- bagırsakkelimeis.Merhamet.
- barkelimeis.Var; mevcut. [Yüknekî]
- basutkelimeis.Yardım; arka; kömek.
- bayagutkelimeis.Zengin tüccar; zengin kimse.
- bedizkelimeis.Resim; tasvir.
- berkligkelimezf.Muhafaza ederek.
- biliksizlikkelimeis.Bilgisizlik; cehalet.
- biregükelimezm.Her biri.
- borçıkelimeis.Bahçıvan.
- çakkelimezf.Bir şeyin özü, aynısı; tam; işte; aynı; doğru olarak; tamamıyla.
- çinkelimeis.Çin.Gerçek; hakikat.
- çındankelimeis.Sansk.Sandal ağacı, (Santalum album).
- çıngkelimeis.Çin.Doğru.
- eçikelimeis.Amca.
- edsizkelimeis.Cisimsizlik; cismanî olmama; maddî olmama.
- egimkelimeis.Kısım; parça; ayrım.
- ekekelimeis.Büyük kız kardeş; abla.
- eymençkelimeis.Utanç; korku.
- hayukelimezm.Her kimse.
- ınalkelimesf.İnanılır, güvenilir; itimat edilir.
- ısıgkelimeis.Halat; urgan; ip.
- ısıgkelimeis.Hararet; sıcaklık.
- isizkelimeünl.Ah! Yazık! Esef!
- ıyakelimeis.Sahip.
- iyekelimeis.Sahip.
- kabınkelimeis.Çin.Bir vergi adı.
- kadakkelimeis.Kusur; kabahat; suç; günah.
- kadıgkelimeis.Katı; sağlam.
- kamagkelimezm.Far.(Belirsizlik zamiri) hep; tüm; bütün; hepsi; her şey.
- keçkelimezf.(Vakit için) geç; geç vakit.
- kedkelimezf.Soğd.Abartma, pekiştirme bildirir; pek; gayet; çok; iyi; iyice. [Yüknekî]
- kergekkelimeis.Gerek; ihtiyaç; lazım lüzum; gereken şey.
- ketkelimezf.Soğd.Çok; artık; pek. [Yüknekî]
- keykelimezf.Soğd.Abartma, pekiştirme bildirir. [Yüknekî]
- keyikkelimeis.Geyik.
- kınıgkelimeis.Şiddetli arzu.
- kirtgünçkelimeis.İnanç; din; Dharma.
- kıskaçkelimeis.Bir şeyi sıkıca tutmaya yarar pense veya kerpetene benzer aletlerin genel adı.
- kiyikkelimeis.bknz. keyik [Nevayi]
- kolusuzkelimezf.Vakitsiz; zamansız.
- kopkelimezf.Hep; bütün; hepsi; tamamı.
- körkkelimeis.Biçim; görünüş; şekil; kıyafet.
- korkınçıgkelimeis.Korkulan şey.