- argunkelimeis.Bir tür büyük fare.
- artukkelimezf.Çok; sayıca fazla; pek çok; kalabalık; artık; daha çok; fazla; aşırıca; ziyade; artık; küsur. [Yüknekî]
- avrankelimeis.Demirci ocağı biçiminde yapılan ekmek fırını.
- ayrukkelimee.eT.Başka; ayrı; diğer; gayri; maada.
- bedizkelimeis.Resim; tasvir.
- çakkelimezf.Bir şeyin özü, aynısı; tam; işte; aynı; doğru olarak; tamamıyla.
- çavkelimeis.Şöhret; şan; ün. [Yüknekî]
- çinkelimeis.Çin.Gerçek; hakikat.
- çirkelimeis.Yağ.
- eçikelimeis.Amca.
- ekekelimeis.Büyük kız kardeş; abla.
- gömülgenkelimeis.Bataklık; sazlık.
- irikkelimeis.Erpik ve eski olan nesne.
- iyekelimeis.Sahip.
- kabınkelimeis.Çin.Bir vergi adı.
- ketkelimezf.Soğd.Çok; artık; pek. [Yüknekî]
- kıskaçkelimeis.Bir şeyi sıkıca tutmaya yarar pense veya kerpetene benzer aletlerin genel adı.
- kiyikkelimeis.bknz. keyik [Nevayi]
- kürkelimeis.Hile; desise; fesat; alda; al; kandırma; sahtekârlık.
- ölkelimeis.Nem; yaşlılık; rutubet; ıslaklık.
- süprükkelimeis.Süprüntü; çerçöp.
- taskelimeis.Ar.İçine sulu yiyecek konulan, çoğunlukla metalden yapılma çukur kap; kâse.
- tiritkelimeis.Ar.Kızartılmış ekmek üzerine et suyu dökülmek suretiyle yapılan bir yemek.
- torkelimeis.Balık ağı; sık örgülü balık ağı.
- tülekkelimeis.Dört ayaklı hayvanların tüylerini attıkları zaman; koyun kırkımı.
- türkkelimeis.Kır insanı; göçebe.
- yalınkelimeis.Alev; yalım.
- yapalakkelimeis.Büyük bir cins baykuş; puhu; capalak.
- yarlığkelimesf.Kesilmiş ya da kararlaştırılmış olan.
- yayakkelimeis.Yayan.
- yelpikkelimeis.eT.Cin çarpması.
- yuğrumkelimeis.Yoğurmak eylemi.