- basınmakkelimef.Basmak; ezmek; zayıf görmek; kahretmek.
- egirtmekkelimef.İplik büktürmek; eğirtmek.
- kemişmekkelimef.Yere atmak; geri fırlatmak; atmak; fırlatmak. [Yüknekî]
- kevilmekkelimef.Gevşemek; zayıflamak.
- kısılmakkelimef.Arada kalmak; daralmak; darlaşmak.
- köymekkelimef.Yanmak; kavrulmak.
- ornanmakkelimef.Kanmak;
- özirkenmekkelimef.Kendi kişiliğine yığmak.
- suçulmakkelimef.Çekilmek.
- tegilmekkelimef.Kör olmak; körlenmek.
- tetrülmekkelimef.Çevrilmek; ters olmak; kötü olmak; kötüleşmek.
- tıdılmakkelimef.Kaçınmak; çekinmek; kendini alıkoymak; kendine engel olmak.
- yakılmakkelimef.Yakın gelmek; yaklaşmak.