1. bartmakkelimef.Kırmak; parçalamak.
  2. basakelimeis.Art; arka; peş.
  3. basdıkmakkelimef.Ezilmek.
  4. basgankelimeis.Çekiç.
  5. basgukkelimesf.Yekpare; som.
  6. basındurmakkelimef.Ezilmek.
  7. basınmakkelimef.Basmak; ezmek; zayıf görmek; kahretmek.
  8. basıtmakkelimef.Basılmak; tazyik edilmek.
  9. bastıkmakkelimef.Ezilmek.
  10. basurmakkelimef.Ezilmiş olmak.
  11. basutkelimeis.Yardım; arka; kömek.
  12. basutçıkelimeis.Yardımcı sebep.
  13. başkelimeYara; yara başı.
  14. başlagkelimeis.Başlangıç.
  15. başlayukelimezf.Başta; baş olarak; ilk olarak; önce
  16. baştınkıkelimesf.İlk; birinci; baştaki.
  17. batkelimezf.Hemen; derhal; çabuk; hızlıca.
  18. bataklıgkelimeis.Abdesthane; ayakyolu; hela; tuvalet.
  19. batıgkelimesf.Derin.
  20. batılmakkelimef.Batmış olmak; gömülmek.
  21. batsıkkelimeis.Batış.
  22. bayagutkelimeis.Zengin tüccar; zengin kimse.
  23. bayamakkelimef.Müreffeh olmak; zenginleşmek.
  24. Bayırkukelimeöz. is.Bir Oğuz boyu.
  25. bazgankelimesf.Basan; ezen.
  26. bedizkelimeis.Resim; tasvir.
  27. bedükkelimesf.Büyük.
  28. bedümekkelimef.Büyümek.
  29. begkelimeis.Bey; soylu kişi; efendi; ileri gelen; sözü geçen; nüfuzlu, zengin kişi.
  30. begimsinmekkelimef.Bey olmaya alışmak.
  31. begligkelimesf.Beyli.
  32. begrekkelimesf.Çok büyük bey; çok soylu bey.
  33. begsigkelimesf.Bey soyundan.
  34. beksizkelimesf.Arık; zayıf; güçsüz; dayanıksız.
  35. bekürmekkelimef.Berkitmek; tahkim etmek; takviye etmek.
  36. bekürükelimesf.Sağlam; berk; pek; kuvvetli.
  37. belekkelimeis.Konuğun yakınlarına getirdiği armağan; bir yerden başka bir yere gönderilen armağan. [Yüknekî]
  38. belgükelimeis.Alamet; işaret; nişan; marka; belgi; belge; im.
  39. belgülügkelimesf.Belirli; görünen; açık; sarih; vâzıh.
  40. belgürmekkelimef.Açığa çıkmak; meydana çıkmak; belirmek; görünmek; belli olmak.
  41. belgürtmekkelimef.Açığa çıkarmak; belirtmek; göstermek; belli ettirmek.
  42. belingkelimeis.Korku; ürküntü; panik; dehşet.
  43. belinglegükelimeis.Korku.
  44. belinglemekkelimef.Şaşkınlıkla karışık korku duymak; belinlemek; korkudan titremek; korku ile birden sıçramak; irkilmek; ürkmek.
  45. beltirkelimeis.Yolların birleştiği yer; kavşak; dört yol ağzı.
  46. beltürmekkelimef.Göstermek.
  47. bengükelimesf.Moğ.Sabit kalacak nitelikte; sonsuz; ebedî.
  48. bergekelimeis.Kamış; çubuk; kamçı; kırbaç.
  49. berkkelimesf.eT.Sağlam. (1935) [Yüknekî]
  50. berkekelimeis.Dövmek ve sürmek için kullanılan değnek, sopa; kamış; çubuk; kamçı.