500+ madde
- bartmakkelimef.Kırmak; parçalamak.
- basakelimeis.Art; arka; peş.
- basdıkmakkelimef.Ezilmek.
- basgankelimeis.Çekiç.
- basgukkelimesf.Yekpare; som.
- basındurmakkelimef.Ezilmek.
- basınmakkelimef.Basmak; ezmek; zayıf görmek; kahretmek.
- basıtmakkelimef.Basılmak; tazyik edilmek.
- bastıkmakkelimef.Ezilmek.
- basurmakkelimef.Ezilmiş olmak.
- basutkelimeis.Yardım; arka; kömek.
- basutçıkelimeis.Yardımcı sebep.
- başkelimeYara; yara başı.
- başlagkelimeis.Başlangıç.
- başlayukelimezf.Başta; baş olarak; ilk olarak; önce
- baştınkıkelimesf.İlk; birinci; baştaki.
- batkelimezf.Hemen; derhal; çabuk; hızlıca.
- bataklıgkelimeis.Abdesthane; ayakyolu; hela; tuvalet.
- batıgkelimesf.Derin.
- batılmakkelimef.Batmış olmak; gömülmek.
- batsıkkelimeis.Batış.
- bayagutkelimeis.Zengin tüccar; zengin kimse.
- bayamakkelimef.Müreffeh olmak; zenginleşmek.
- Bayırkukelimeöz. is.Bir Oğuz boyu.
- bazgankelimesf.Basan; ezen.
- bedizkelimeis.Resim; tasvir.
- bedükkelimesf.Büyük.
- bedümekkelimef.Büyümek.
- begkelimeis.Bey; soylu kişi; efendi; ileri gelen; sözü geçen; nüfuzlu, zengin kişi.
- begimsinmekkelimef.Bey olmaya alışmak.
- begligkelimesf.Beyli.
- begrekkelimesf.Çok büyük bey; çok soylu bey.
- begsigkelimesf.Bey soyundan.
- beksizkelimesf.Arık; zayıf; güçsüz; dayanıksız.
- bekürmekkelimef.Berkitmek; tahkim etmek; takviye etmek.
- bekürükelimesf.Sağlam; berk; pek; kuvvetli.
- belekkelimeis.Konuğun yakınlarına getirdiği armağan; bir yerden başka bir yere gönderilen armağan. [Yüknekî]
- belgükelimeis.Alamet; işaret; nişan; marka; belgi; belge; im.
- belgülügkelimesf.Belirli; görünen; açık; sarih; vâzıh.
- belgürmekkelimef.Açığa çıkmak; meydana çıkmak; belirmek; görünmek; belli olmak.
- belgürtmekkelimef.Açığa çıkarmak; belirtmek; göstermek; belli ettirmek.
- belingkelimeis.Korku; ürküntü; panik; dehşet.
- belinglegükelimeis.Korku.
- belinglemekkelimef.Şaşkınlıkla karışık korku duymak; belinlemek; korkudan titremek; korku ile birden sıçramak; irkilmek; ürkmek.
- beltirkelimeis.Yolların birleştiği yer; kavşak; dört yol ağzı.
- beltürmekkelimef.Göstermek.
- bengükelimesf.Moğ.Sabit kalacak nitelikte; sonsuz; ebedî.
- bergekelimeis.Kamış; çubuk; kamçı; kırbaç.
- berkkelimesf.eT.Sağlam. (1935) [Yüknekî]
- berkekelimeis.Dövmek ve sürmek için kullanılan değnek, sopa; kamış; çubuk; kamçı.