500+ madde
- ayançangkelimesf.Saygıdeğer; hürmete layık; sanlı.
- ayançsızkelimesf.Korkusuz.
- aygkelimeis.Kelime; söz.
- ayguçıkelimesf.Söyleyen; hatip;
- ayıgkelimesf.Kötü, fena; fenalık. .
- ayıkkelimesf.Vaat; söz verme.
- ayıtmakkelimef.Sormak.
- aykırmakkelimef.Haykırmak.
- aymakkelimef.Anlatmak; açıklamak; söylemek; konuşmak; haber vermek; belirtmek; tasvir etmek; demek; takdim etmek. [Yüknekî]
- aymançkelimeis.Çekingenlik; korku.
- aymanmakkelimef.Korkmak; çekinmek.
- aytmakkelimef.Söylemek; demek.
- azkelimesf.(At donu için) sarı; sarı renkli at.
- azgurmakkelimef.eT.Yanlış yola götürmek; azdırmak; saptırmak; ayartmak.
- azıgkelimeis.Azı dişi.
- azrakçakelimezf.Pek az.
- azuçakelimebağ.Veyahut yahut; yine.
- azukkelimeis.Azık; yiyecek; katık; erzak; yol yiyeceği. [Yüknekî]
- baçakkelimeis.Soğd.Oruç.
- baçamakkelimef.Soğd.Oruç tutmak.
- badrukkelimeis.Bayrak.
- bagkelimeis.Bağ; bağlayan şey; bent; köstek; ip.
- bagkelimeis.Far.Bağ; asma bahçesi.
- bagarkelimeis.Karaciğer.
- bagarsukkelimeis.Bağırsak.
- bagırkelimeis.Karaciğer; .
- bagırsakkelimeis.Bağırsak.
- bagışkelimeis.Çadır bağı; ak evin bent ve bağı; bağ; ip; çadır ipi.
- bahşikelimeis.Sansk.Muallim; öğretmen.
- bakakelimeis.Kara kurbağa; kurbağa.
- balakkelimeBalık.
- balbalkelimeis.Moğ.Müslümanlıktan önce Türk alplarının mezarlarının doğu tarafına, öldürdükleri düşman sayısınca dikilen taştan kaba heykeller veya sivri uzun taşlar;…
- balıgkelimesf.Yaralı.
- balıkkelimeis.eT.Omurgalılardan tatlı ve tuzlu sularda yaşayan, genellikle solungaçlarıyla suyun içinde erimiş halde bulunan havayı emmek suretiyle solunum yapan,…
- baltırkelimeBaldız.
- baltukelimeis.eT.Balta.
- bamakkelimef.Bağlamak; raptetmek. [Yüknekî]
- banıtkelimeis.Sansk.Şurup.
- barkelimeis.Var; mevcut. [Yüknekî]
- baramlıgkelimesf.Müreffeh; varlıklı; zengin
- barçakelimezf.Bütün; hep; hepsi; büsbütün; tamamıyla; ne kadar varsa; olanca.
- barçinkelimeis.Bir tür kumaş.
- barıgkelimeis.Yolculuk; gidiş.
- barıgsamakkelimef.Gitmek istemek; varmak dilemek; gitmeyi düşünmek.
- barımkelimeis.Zenginlik; mal mülk; servet; varlık.
- barımlıgkelimesf.Müreffeh; varlıklı; zengin.
- barkkelimeis.eT.Barınak; ev bark; konut; ev; bina; mesken.
- barmakelimesf.Geçen.
- barmakkelimef.Peyda olmak; var olmak; mevcut olmak.
- barskelimeLeopar; pars; kaplan.