500+ madde
- ahşamkelimeis.Akşam
- ahtakelimeis.Moğ.İğdiş edilmiş at.
- ahtaçıkelimeis.Seyis; öncü.
- aikelimeis.Ay.
- aigkelimeis.Söz.
- ainçkelimeis.Korku.
- ajmukkelimeis.Ak şap.
- ajunkelimeis.Soğd.Varlık biçimi; hayat.
- akakelimeis.Moğ.Büyük kardeş; ağabey.
- akıgkelimeis.Akış; akma.
- akılıkkelimeis.Cömertlik; seleklik. [Yüknekî]
- akınçıkelimeis.Gece baskını yapan asker; akıncı.
- akınçukelimeis.Akıncı.
- akındıkelimeis.Akıntı.
- akıyagakkelimeis.İç ceviz; ceviz içi.
- akurkelimeis.Ahır.
- alkelimeis.Hile, aldatma, tuzak; dolap; düzen. EUTS]
- alkelimeis.Alt; bir şeyin alt tarafı; alt taraf.
- alaçukelimeis.Alacık; çadır.
- alangırkelimeis.Tarla faresi; geleni.
- alavankelimeis.Timsah.
- albankelimeis.Hizmetle ödenen bir tür vergi.
- alçığkelimeis.Alçı.
- alçığçıkelimeis.Alçıcı.
- aldaçıkelimeis.Ölüm ruhu; ölen kişinin ruhunu karşılayan, o kişinin daha önceden ölmüş bir yakınının ruhu.
- aldıkelimeis.Altı.
- aldınkelimeis.Alt; aşağı.
- aldunkelimeis.Altın.
- algıskelimeis.İyi dua.
- alıgkelimeis.Alış; alma.
- alıgkelimeis.Kötü; fena; alık.
- alıgkelimeis.Kuş gagası.
- alıkkelimeis.Kuş gagası.
- alımçıkelimeis.Alıcı.
- alımgakelimeis.Hakanın mektuplarını Türk yazısıyla yazan kimse.
- alımlıgkelimeis.Alacaklı; alacağı olan kimse.
- alışkelimeis.Su ağzı; suyun havuz veya suvattan döküldüğü ağızlar.
- alkakelimeis.Al renk; kırmızı.
- alkatkelimeis.Övme; metih; sitayiş.
- alkguçıkelimeis.Hırsız.
- alkınçukelimeis.Azalma; eksilme;
- almakelimeis.Elma.
- almılakelimeis.Elma.
- almırkelimeis.Hırs, tamah.
- alpagukelimeis.Yiğit savaşçı; kahraman cesur savaşçı; yiğit.
- alpagutkelimeis.Kahramanlar; cesurlar; alplar; yiğitler; savaşçılar.
- altagkelimeis.Hile; aldatma.
- altatıcıkelimeis.Yankesici.
- altınkelimeis.Alt taraf; altında aşağı; alt.
- altumkelimeis.Brahm.Altın.