437 madde
- çevrüşmekkelimef.Birbirini çevirmek.
- çıkrışmakkelimef.eT.Hep birlikte bir şeyin ortaya çıkması, anlaşılması için çalışmak; çıkarmakta yardım ve yarış etmek.
- çılaşmakkelimef.Birlikte ıslatmak; yardımlaşarak ıslatmak.
- çomruşmakkelimef.Birlikte suya dalmak.
- çomuşmakkelimef.Birlikte suya dalmak; suya dalmakta yarış etmek.
- çömüşmekkelimef.Birlikte suya dalmak; suya dalmakta yarış etmek.
- çumruşmakkelimef.Birlikte suya girmek; beraber yıkanmak; suya dalmak için yardım ve yarış etmek.
- çumuşmakkelimef.Suya girmekte, yıkanmakta yardım ve yarış etmek; birlikte yıkanmak.
- dadruşmakkelimef.Karşılıklı birbirine tatması için ikram etmek; birbirine tattırmak.
- damışmakkelimef.Hep birlikte damlamak.
- degişmekkelimef.Takas yapmak; değişmek.
- degşürüşmekkelimef.Karşılıklı olarak değişmek.
- delişmekkelimef.Delmekte yarışmak; birlikte delmek.
- dengeşmekkelimef.Denkleşmek; denk gelmek.
- dengleşmekkelimef.Denkleşmek; denge oluşmak.
- derişmekkelimef.Dermekte yardımlaşmak; birlikte dermek.
- deşmekkelimef.Birbirine söylemek; söyleşmek.
- dınlaşmakkelimef.Birlikte dinlemek; dinlemekte yarışmak; dinleşmek.
- dikişmekkelimef.Birlikte dikmek veya birbirine dikmekte yardım etmek.
- diklişmekkelimef.Birlikte dikmek; dikmek eyleminde yardımlaşmak.
- dilişmekkelimef.Dilmekte yardım etmek; birlikte dilimlemek.
- dizişmekkelimef.Birlikte dizmek işini yapmak; dizmekte birbirine yardım etmek.
- dograşmakkelimef.Birlikte, yardımlaşarak doğramak; doğraşmak.
- dogruşmakkelimef.Birlikte yola gitmeye kalkışmak; yola düzülmek; yola gitmekte yarışmak.
- dokışmakkelimef.bknz. tokışmak
- dolgaşmakkelimef.Birlikte dolamak; yardımlaşarak dolamak.
- dögüşmekkelimef.Dövüşmek.
- döküşmekkelimef.Birlikte dökmek veya birbirine dökmekte yardım etmek.
- duşuşmakkelimef.Karşılaşmak; kavuşmak; rast gelmek.
- dügüşmekkelimef.Birlikte düğüm atmak; yardımlaşarak bağlamak veya düğüm atmak.
- dürüşmekkelimef.Birlikte dürmek; dürmekte yardım ve yarış etmek.
- düzüşmekkelimef.Bir şeyi düzeltmekte birbirine yardım etmek; birlikte düzeltmek.
- edleşmekkelimef.Saygı dolayısıyla birbirini aramak, sormak.
- egeşmekkelimef.Eğelemekte birbirine yardım etmek; birlikte eğelemek.
- egleşmekkelimef.Birbirine uyup durmak.
- egrişmekkelimef.Bir yeri kuşatmakta, sarmakta yardımlaşmak; birlikte kuşatmak.
- ekişmekkelimef.Birlikte ekmek; ekmekte yardım ve yarış etmek. “O manga tarıġ ekişdī. (O bana ekin etmekte yardım etti.)”
- elgeşmekkelimef.Elemekte yardım ve yarış etmek; birlikte elemek.
- emgeşmekkelimef.Birbirini zahmete sokmak.
- erleşmekkelimef.Erkeklikte yarış etmek.
- ertişmekkelimef.Geçmekte yarış etmek.
- esişmekkelimef.İp vb. şeyleri birlikte çekmek; asılmakta yarış etmek.
- eşişmekkelimef.Toprağı birlikte eşmek; toprağı eşmekte birbirine yardım etmek.
- evişmekkelimef.Koşuşmak; birlikte acele etmek.
- evleşmekkelimef.Toplanmak; yığılmak.
- evleşmekkelimef.Evini ortaya koyarak kumar oynamak.
- ıdışmakkelimef.Birbirine armağan vermek; armağanlaşmak ve bunda yarış etmek.
- ıglaşmakkelimef.Ağlaşmak.
- ılışmakkelimef.Birbirine ilişmek; çatışmak.
- ılışmakkelimef.Birlikte inmek; inmekte yarış etmek; inişmek.