454 madde
- apakkelimesf.Açık ak; bembeyaz; çok ak.
- ardırmakkelimef.Yormak.
- arıgsızkelimeis.Kir.
- arıkkelimesf.Arınmış; temiz; saf.
- arjukelimeis.Sırtlan
- arkagkelimeis.Atkı, mekik ipliği argaç; en ipliği.
- arkıkkelimeis.Pislik; tezek
- armakkelimef.Yorgun düşmek; yorulmak; aşırıya kaçmak; güçsüz kalmak. [Yüknekî]
- arsıkmakkelimef.Aldanmak
- arsıkmışkelimesf.Aldanmış
- arslankelimeis.Moğ.Aslan.
- arşukelimeis.Sırtlan.
- artmışkelimesf.Bakir kalmış; kız.
- askelimesf.Az.
- asığlıgkelimesf.Faydalı; kazançlı.
- asmışkelimesf.Asılmış.
- aşağakelimezf.Aşağı. [Yüknekî]
- aşakkelimezf.Aşağı.
- aşakkelimesf.Yükselen.
- aşlagçıkelimeis.Kap kacak tamircisi
- aşnukelimezf.Eskiden; önce; geçen; geçmiş daha önce; evvel; evvelce. .
- aşnukıkelimesf.Önceki; ilk; evvelki.
- atkelimeis.İsim; ad.
- atankelimeis.Enenmiş deve; iğdiş edilmiş deve.
- atgankelimeis.Yük devesi.
- atgulakkelimeis.Tüfeğin tetik bileziği.
- atlıgkelimesf.Adlı; adı olan; ad almış; isimli; sanlı.
- atlıkkelimeis.At bağlanacak yer.
- atmıkkelimesf.At sahibi.
- avçıkelimeis.Avcı .
- avınçkelimeis.Alışma; ısınma; avunma.
- ayakelimeis.Sonradan takılan isim; lakap
- ayakçıkelimeis.Çanakçı; kâseci.
- ayaşkelimesf.Sözleşen; dostlaşan kimse
- ayığkelimeis.Ayı
- aymakkelimef.Anlatmak; açıklamak; söylemek; konuşmak; haber vermek; belirtmek; tasvir etmek; demek; takdim etmek. [Yüknekî]
- aytmakkelimef.Söylemek; demek.
- azıkkelimeis.eT.Yiyecek; erzak; nevale.
- tabakelimeis.Başa kakma.
- tabalamakkelimef.Kınamak; ayıplamak.
- tagaykelimeis.Dayı.
- tağarçıkkelimeis.Deriden küçük torba; dağarcık.
- tağılmakkelimef.Dağılmak.
- tağımakkelimef.Dağıtmak.
- takankelimeis.Yun.Kazan.
- takıkelimebağ.Ve; öte yandan; dahası; dahi.
- talkankelimeis.Kavrulmuş, dövülmüş arpa; kavut; kavrulmuş arpa unu.
- tamakkelimeis.Damak.
- tamdırkelimeis.Ekmek ocağı; tandır.
- tamgakelimeis.Mühür; damga; nişan.