270 madde
- -geeke.bknz. ga
- açmakkelimef.Acıkmak; aç olmak.
- agkelimeis.İki bacak arasındaki açıklık; iki bacak arasındaki boşluk.
- agdukkelimesf.Kusurlu; çürük; bozuk; harap; fena.
- agılkelimeis.Ağıl; koyun yatağı.
- agırlamakkelimef.Ağırlamak; saygı göstermek; saymak; ihtiram ve itibar etmek; ikram ve ihsanda bulunmak; ululamak; yüceltmek.
- agırlanmakkelimef.İkram edilmek; ağırlanmak; saygı gösterilmek; ululanmak; yüceltilmek.
- agırlıgkelimesf.Muhterem; saygıya değer; değerli; kıymetli; şerefli; saygın.
- agızkelimeis.Ağız. [Yüknekî]
- agnamakkelimef.(Hayvan için) yatıp debelenmek ağnamak; yerde yuvarlanmak; kıvranmakarkası üstü yere sürünmek. .
- agnatmakkelimef.Hayvanın debelenmesini sağlamak; debelendirmek.
- agrıgkelimeis.Hastalık; ağrı; sızı; sancı.
- aguzkelimeis.Memeli hayvanların doğurduklarında verdikleri ilk süt; ağız.
- ahşamkelimeis.Akşam
- ahsamakkelimef.Aksamak topallamak.
- akıkelimesf.Cömert; eli açık. [Yüknekî]
- alkelimeis.Hile, aldatma, tuzak; dolap; düzen. EUTS]
- aldamakkelimef.eT.Aldatmak; bir kimseyi kandırmak; oyun etmek; yanıltmak.
- almakelimeis.Elma.
- alpkelimesf.Yiğit; cesur; alp; kahraman; bahadır; enerjik.
- altınkelimeis.Alt taraf; altında aşağı; alt.
- andkelimeis.eT.Ant; yemin; ahit; söz verme.
- andakelimezm.O zamirinin bulunma-çıkma durumu; onda.
- andankelimezm.Üçüncü teklik kişi ve işaret zamirinin ayrılma hâlinde iken aldığı biçim; ondan; ondan sonra.
- angduzkelimeis.Andız; atın karnı ağrıdığında bu bitkinin kökü ile tedavi edilir.
- anıkelimezm.İşaret ve kişi zamiri ol’un yükleme durumu; onu; onları. [Yüknekî]
- anınkelimezm.İşaret ve kişi zamiri ol’un ilgi durumuonun.
- arıgkelimesf.Temiz; arı; saf; pak [Yüknekî]
- arışkelimeis.eT.Dokuma tezgâhında uzunlamasına gerilmiş olan ipler; eriş; çözgü.
- armakkelimef.Yorgun düşmek; yorulmak; aşırıya kaçmak; güçsüz kalmak. [Yüknekî]
- arslankelimeis.Moğ.Aslan.
- arturmakkelimef.Arttırmak; fazlalaştırmak; çoğaltmak; büyütmek. [Yüknekî]
- aşakkelimezf.Aşağı.
- aşatmakkelimef.Yedirmektattırmak; doyurmak; yedirip içirmek; .
- asrakelimesf.Aşağı; aşağıya. .
- astınkelimeis.Aşağı; alt.
- avınmakkelimef.Alışmak; avunmak; teselli bulmak; .
- ayıtmakkelimef.Sormak.
- ayrukelimezf.Başka; öteki; ayrı; diğer.
- azukkelimeis.Azık; yiyecek; katık; erzak; yol yiyeceği. [Yüknekî]
- bagdamakkelimef.Güreşte sarmaya almak; ayak yakalamak; çelme vurmak.
- bagırsukkelimeis.Bağırsak.
- baldukelimeis.Balta.
- başkelimeYara; yara başı.
- beglemekkelimef.Bey saymak; bey olarak adlandırmak; beyliğe, emirliğe kabul etmek.
- beglenmekkelimef.(Kadın için) bey sahibi olmak; koca edinmek; evlenmek.
- bekitmekkelimef.Sağlamlaştırmak; pekitmek; katılaştırmak; tahkim etmek.
- belekkelimeis.Konuğun yakınlarına getirdiği armağan; bir yerden başka bir yere gönderilen armağan. [Yüknekî]
- belingkelimeis.Korku; ürküntü; panik; dehşet.
- belinglemekkelimef.Şaşkınlıkla karışık korku duymak; belinlemek; korkudan titremek; korku ile birden sıçramak; irkilmek; ürkmek.