- agkelimeis.İki bacak arasındaki açıklık; iki bacak arasındaki boşluk.
- agılkelimeis.Ağıl; koyun yatağı.
- agızkelimeis.Ağız. [Yüknekî]
- azukkelimeis.Azık; yiyecek; katık; erzak; yol yiyeceği. [Yüknekî]
- bilkelimeis.Bel.
- bingkelimeis.Bin sayısı; 1000.
- bişkelimeis.Beş;
- boguzkelimeis.Boğaz; gırtlak.
- bugrakelimeis.Damızlık erkek deve.
- bungkelimeis.Acı; sıkıntı; üzüntü; dert; mutsuzluk; keder; elem; gam kasavet; melankoli.
- edükkelimeis.Ayakkabı; pabuç.
- irkekkelimeis.Erkek.
- işkelimeis.Eş; arkadaş; dost; ahbap; müttefik.
- sükelimeis.Ordu; askerî birlikler; asker.
- süngükkelimeis.Kemik.
- tangkelimeis.Tan; şafak; sabah; gün ağarması; sabah vakti; fecir.
- tanglakelimeis.Şafak vakti.
- tanuklukkelimeis.Tanıklık; şahitlik.
- tonguzkelimeis.Domuz.
- toygunkelimeis.Çin.bknz. taygun
- tumankelimeis.Duman; sis.
- yağıkelimeis.Düşman.
- yirkelimeis.Yer. Dünya.