270 madde
- yıramakkelimef.Uzaklaşmak; ıramak; ırak olmak.
- yırlamakkelimef.Şarkı söylemek; gazel okumak; ırlamak; terennüm etmek.
- yırmakkelimef.Yırtıp ayırmak; yirmek.
- yirmekkelimef.Bir şeyi uzunlamasına kolayca ayırmak, yarmak; yirmek; dilmek.
- yitikkelimesf.Yitmiş olan; kaybedilen; kaybolmuş; kayıp.
- yitmekkelimef.Yok olmak; izi, belirtisi kalmamak; ortadan kalkmak; kaybolmak; fevt olmak. .
- yitükkelimesf.Kaybolmuş; kaybolan; yitik.
- yitürmekkelimef.Kaybetmek; elden çıkarmak; yitirmek.
- yoğrulmakkelimef.Karışmak; meczolmak.
- yonulmakkelimef.Yontulmak.
- yortmakkelimef.Dört nala koşturmak; tırıs gitmek.
- yoymakkelimef.Yok etmek.
- yügrüşmekkelimef.bknz. yüğrüşmek
- yüğrüşmekkelimef.Koşuşmak.
- yüğürtmekkelimef.eT.Koşturmak.
- yulduzkelimeis.Yıldız; yıldızların genel adı.
- yülütmekkelimef.Tıraş ettirmek.
- yumakkelimef.Yıkamak; temizlemek; kaldırmak.
- yumurlanmakkelimef.Bir araya gelmek; toplanmak.
- yüzerlikkelimeis.Üzerlik otu, (Peganum harmala).