- alkmakkelimef.Bozmak; yok etmek; berbat etmek; mahvetmek; batırmak
- armakkelimef.Yorgun düşmek; yorulmak; aşırıya kaçmak; güçsüz kalmak. [Yüknekî]
- tammakkelimef.Damlamak.
- tamuğkelimeis.Soğd.bknz. tamu
- tekkelimee.eT.Benzetme edatı; gibi.
- tikmekkelimef.Bir şeyi delmek; dürtmek; sokmak.
- tilekkelimeis.Dilek; arzu.
- tişkelimeis.Diş.
- tiyinkelimeis.Sincap.
- tonkelimeis.Elbise; giyecek; kürk; üst giysisi; don.
- tuçkelimeis.Tunç.
- tulkelimesf.Dul.
- turdurmakkelimef.Ayağa kaldırmak.
- tülkükelimeis.Tilki.
- tünkelimeis.Gece; geceleyin; karanlık.
- tütünkelimeis.Duman.
- uyakelimeis.Kuş yuvası; yuva.
- üşekkelimeis.Vaşak.
- yahşıkelimesf.İyi; güzel; her şeyin güzeli.
- yangılmakkelimef.Yanılmak; hata etmek; yanlış davranmak; hatalı olmak; yanılgıda olmak.
- yıparkelimeis.Güzel koku; misk; koku; rayiha; ıtır.
- yimekkelimef.Yemek.
- yiyimekkelimef.Bozulup kötü ve ağır kokmak.
- yorğakelimesf.Rahvan; eşkin; yorga.
- yuvunmakkelimef.Yıkanmak.
- yünülkelimesf.eT.Hafif; yeğni.