169 madde
- afkalamakkelimef.eT.Karıştırmak; alt üst etmek; kabartmak.
- ağılanmakkelimef.Zehirli olduğunu bilmediği bir şeyi yiyip içmek suretiyle zehirlenmek.
- alazıtmakkelimef.(Yağmur, kar için) dinmek; hava açılmak.
- anıtlamakkelimef.Vuracakmış gibi yaparak korkutmak; sakındırmak.
- ardınmakkelimef.Palto, ceket, pelerin, çuval, heybe gibi şeyleri sırta almak; omza atmak.
- arıklamakkelime(Su için) arık açarak götürmek.
- asartmakkelimef.Beslemek; büyütmek; korumak; yetiştirmek.
- avulanmakkelimef.Zehirlenmek.
- ayaklaşmakkelimef.Zıt gitmek; çekişmek.
- aznaşmakkelimef.Bozuşmak; kavga etmek; birbirine girmek.
- badırdaşmakkelimef.Birkaç kişi aralarında alçak sesle konuşmak; kimi duyulur kimi duyulmaz biçimde aralarında konuşmak.
- bayınmakkelimef.Bayılmak.
- bedlemekkelimef.Kızmak; öfkelenmek; huylanmak.
- bekimekkelimef.eT.Sertleşmek; katılaşmak; pekişmek.
- berkimekkelimef.Sağlamlaşmak.
- börtlemekkelimef.Az haşlamak.
- börtlenmekkelimef.Haşlanmak; yanmak.
- bunmakkelimef.eT.Beğenmemek; küçümsemek.
- burtarmakkelimef.(Yüz için) buruşturmak; surat asmak.
- büktelemekkelimef.Kurtulmak için çabalamak; çırpınmak.
- bürelenmekkelimef.Örtünmek.
- cıbarmakkelimef.Ağacı budamak.
- cıdamakkelimef.Beğenmek; istemek.
- cığalamakkelimef.(Bitki için) filiz verip gelişmeye başlamak.
- cılavlanmakkelimef.Çok isteklenmek.
- cıllımakkelimef.Yorgunluk yüzünden güçten düşmek.
- cıvdırmakkelimef.Güzel ok atmak.
- cıvınmakkelimef.Yerinmek; üzülmek.
- cibelemekkelimef.Sevmek.
- cibelmekkelimef.Yersiz davranışlarda bulunmak; şımarmak.
- cingilmekkelimef.Takla atmak.
- cinkmekkelimef.Tepetakla yuvarlanmak.
- cuculamakkelimef.(Tavuk için) çağırmak.
- çalınmakkelimef.Üstüne bir şey sürülmek.
- çanaklamakkelimef.Ağaçların dibini çukurlatmak.
- çançmakkelimef.Batırmak.
- çelmekkelimef.Koyunlar çiftleşirken kuyruklarını yana doğru çekerek yardımcı olmak.
- çenetlenmekkelimef.(İki parça için) birbirine bitişmek.
- çığırmakkelimef.Birini çağırmak; ona seslenmek.
- çılamakkelimef.(Badem, ceviz vb. için) meyveler dalında olgunlaşarak dış kabukları çatlayıp dökülmek.
- çömeşmekkelimef.Başkaları ile bir araya gelip çökmek; birlikte çökmek.
- çönmekkelimef.Az.Dönmek; arkaya dönmek.
- çövdürmekkelimef.Fışkırtarak işemek.
- çuğunmakkelimef.Bir ipe asılarak sallanmak.
- dalabımakkelimef.eT.Bir yere tutunarak sallanmak.
- dalanmakkelimef.(Aç kalmış hayvan için) her bulduğu yiyeceğe saldırmak.
- dalıklamakkelimef.Dövüşen, boğuşan kişi veya hayvanları ayırmak.
- darazlamakkelimef.(Halı, kilim, kumaş vb. için) biraz eskimek; havı dökülmek.
- dazıtmakkelimef.Koşmak; seğirtmek.
- dazmakkelimef.Kaçmak.