- belekkelimeis.Konuğun yakınlarına getirdiği armağan; bir yerden başka bir yere gönderilen armağan. [Yüknekî]
- bungkelimeis.Acı; sıkıntı; üzüntü; dert; mutsuzluk; keder; elem; gam kasavet; melankoli.
- bürkelimeis.Tomurcuk.
- irkekkelimeis.Erkek.
- kiyikkelimeis.bknz. keyik [Nevayi]
- koykelimeis.Koyun.
- minkelimeis.Bin sayısı (1000).
- ongkelimeis.Sağ; sağ taraf.
- ölkelimeis.Nem; yaşlılık; rutubet; ıslaklık.
- südkelimeis.Süt.
- südükkelimeis.İdrar; sidik.
- tamukelimeis.Soğd.Cehennem; cehennemlik.
- terikelimeis.Deri.
- tilekkelimeis.Dilek; arzu.
- tişkelimeis.Diş.
- tonkelimeis.Elbise; giyecek; kürk; üst giysisi; don.
- tünkelimeis.Gece; geceleyin; karanlık.
- tütünkelimeis.Duman.
- uğurkelimeis.Zaman; vakit; fırsat; sebep; vesile; vasıta; dolayı; tesadüf.
- umunçkelimeis.Beklenti; umma; umut etme.
- uyakelimeis.Kuş yuvası; yuva.
- yıparkelimeis.Güzel koku; misk; koku; rayiha; ıtır.
- yimkelimeis.Yem.
- yimişkelimeis.Yemiş; meyve.
- yirkelimeis.Yer. Dünya.