136 madde
- uskelimeis.Akıl.
- uşakkelimesf.Küçük; ufak.
- uşatmakkelimef.Ufaltmak; parçalamak.
- üzmekkelimef.Kırmak; çeke çeke koparmak; kesmek; parçalamak; delmek; bozmak; uzaklaştırmak; mahvetmek; yok etmek.
- üzülmekkelimef.Kopmak; kesilmek; sökülmek.
- yağıkelimeis.Düşman.
- yalkelimeis.At yelesi.
- yalıngkelimeis.Alev; meşale; parıltı.
- yalıngkelimesf.Çıplak; yalın; örtüsüz.
- yapmakkelimef.eT.Kapatmak; örtmek.
- yapturmakkelimef.Kapattırmak; yaptırmak.
- yaşarmakkelimef.Yeşermek; yeşillenmek.
- yaşılkelimesf.Yeşil.
- yastukkelimeis.Yastık.
- yaşurmakkelimef.Örtmek; gizlemek; saklamak.
- yazılmakkelimef.Yayılmak; dağılmak; serilmek; açılmak; güzelleşmek; çözülmek.
- yazmakkelimef.Hata işlemek; yanılmak; kusur işlemek; ihmal etmek; günah işlemek; karşı gelmek.
- yelimkelimeis.Tutkal; tüy veya tüye benzer şeyler yapıştırılan tutkal; ökse; zamk; çiriş.
- yelinkelimeis.İnek, manda, koyun, keçi ve kısrak gibi hayvanların memelerinde süt toplanan kısım; tırnaklı hayvan memesi.
- yengkelimeis.Elbise kolunun el üstüne gelen kısmı; yen.
- yengmekkelimef.Yenmek; alt etmek.
- yerdeşkelimeis.Yerleri bir olan; aynı yerden olan; hemşehri.
- yezekkelimeis.Öncü; keşif kolu; asker öncüsü.
- yirmekkelimef.Bir şeyi uzunlamasına kolayca ayırmak, yarmak; yirmek; dilmek.
- yitikkelimesf.Yitmiş olan; kaybedilen; kaybolmuş; kayıp.
- yitmekkelimef.Yok olmak; izi, belirtisi kalmamak; ortadan kalkmak; kaybolmak; fevt olmak. .
- yitükkelimesf.Kaybolmuş; kaybolan; yitik.
- yitürmekkelimef.Kaybetmek; elden çıkarmak; yitirmek.
- yonulmakkelimef.Yontulmak.
- yortmakkelimef.Dört nala koşturmak; tırıs gitmek.
- yoymakkelimef.Yok etmek.
- yulduzkelimeis.Yıldız; yıldızların genel adı.
- yülütmekkelimef.Tıraş ettirmek.
- yumakkelimef.Yıkamak; temizlemek; kaldırmak.
- yuvlunmakkelimef.Yuvarlanmak; kendi kendine yuvarlanmak.
- yüzerlikkelimeis.Üzerlik otu, (Peganum harmala).