304 madde
- eslememekkelimef.Dinlememek; aldırış etmemek; kulak asmamak.
- esritmekkelimef.Kendinden geçmesine neden olmak; sarhoş etmek; mest etmek.
- eşdirmekkelimef.Hızlı yürütmek.
- eşdürmekkelimef.bknz. eşdirmek
- eşlendirmekkelimef.Evlendirmek.
- ezgilendirmekkelimef.Sesi ezgili olarak söylemek,
- ezgülendirmekkelimef.bknz. ezgilendirmek
- fisildimekkelimef.Fısıldamak.(18.yy)
- geçmekkelimef.eT.Söz götürmek; kov vermek; gammazlamak.
- gedmekkelimef.Bir şeyi çentmek; yarmak; gedik açmak; diş diş yapmak; kertmek. .
- gengitmekkelimef.Genişletmek.
- gevmekkelimef.Ağızda çiğner gibi yapıp dolaştırmak; iyice çiğnemeden dişler arasında sıkıştırmak; ağızda katı bir şey çiğnemek.
- gicitmekkelimef.Kaşındırmak.
- giyürmekkelimef.Giydirmek.
- göredüşmekkelimef.Birdenbire görmek.
- görsetmekkelimef.Göstermek.
- göyündürmekkelimef.Yakmak.
- gözemekkelimef.Tahılı gözerden geçirmek; elemek.
- gücemlemekkelimef.eT.Zorlamak; icbar etmek.
- gücürgetmekkelimef.Güçlük yaratmak; zahmet vermek.
- gülündürmekkelimef.Birini gülünç duruma düşürmek; başkalarının ona gülmesine yol açmak.
- gümmekkelimef.Güm güm vurmak.
- habtetmekkelimef.Ar.Tartışmada üstün gelerek karşıdaki kimseyi susturmak.
- hal'etmekkelimef.Ar.Hükümdarı vb. tahttan indirmek; hükümdarlıktan düşürmek.
- içkermekkelimef.İçine almak; içermek; ihata etmek; ithal etmek.
- idegelmekkelimeb. f.Yapmakta olmak.
- imekletmekkelimef.Emekletmek.
- kakıtmakkelimef.Kızdırmak; canını sıkmak.
- kalbetmekkelimef.Ar.Bir durumdan başka bir duruma çevirmek.
- kalgıtmakkelimef.Sıçratmak; hoplatmak.
- kalkıtmakkelimef.Sıçratmak; zıplatmak; hoplatmak.
- kangırmakkelimef.Bükmek; burkmak; kanırmak; kırıp koparmak için eğmek.
- kanğırmakkelimef.Kanırmak.
- kapaştırmakkelimef.Birlikte kapatmak.
- kapzamakkelimef.Kaplamak.
- karaklamakkelimef.Yol kesmek; haydutluk etmek; soygun yapmak; yağmalamak.
- karcaştırmakkelimef.Karıştırmak; karmakarışık etmek; perişan etmek.
- karıtmakkelimef.Kocatmak; ihtiyarlatmak.
- karsalamakkelimef.Hırpalamak; örselemek.
- karsmakkelimef.El çırpmak.
- karvamakkelimef.Yakalamak; tutmak; kavramak.
- kasretmekkelimef.Ar.Kısaltmak; indirmek; küçültmek.
- kastetmekkelimef.Ar.Bir şeyi hedef almak; amaç olarak almak; amaç seçmek; bir şeyi anlatmak istemek; onu demek istemek.
- katetmekkelimef.Ar.Bir şeyi kesmek; bölmek.
- katletmekkelimef.Ar.Öldürmek; cana kıymak.
- katlettirmekkelimef.Ar.Öldürülmesini sağlamak; öldürtmek.
- kaybetmekkelimef.Ar.Sahip olunan bir şeyi elden çıkarmak; onu bulamamak.
- kaydetmekkelimef.Ar.Bir kimseyi veya bir şeyi tarih, sıra, ad ve nitelikleri ile birlikte bir ana deftere, dosyaya veya kütüğe yazmak.
- kayırtmakkelimef.Endişeye düşürmek.
- kayrımakkelimef.Önem vermek; ilgilenmek; korumak.