158 madde
- ardkelimeis.Arka taraf; art.
- başgankelimeis.Başkan; reis.
- belgürtmekelimeis.Gösteri.
- bengkelimeis.Kuş yemi.
- bengikelimeis.Beyin.
- bengilikkelimeis.Zaman bakımından başlangıcı ve sonu; zamanla ilgisi olmayan varlık.
- bikelimeis.Çin.Çakı; bıçak.
- bilerzüvkelimeis.Bilezik.
- bilikkelimeis.Fitil.
- bistekkelimeis.Fitil.
- bögkelimeis.Aşığın sırtının, tümsek kısmının oyunda yukarı gelmesi durumu; çik bök.
- bogaykelimeis.Alçak; kısa.
- bokkelimeis.eT.Yeşil küf.
- böksegkelimeis.Göğüs; meme.
- bokukkelimeis.Hekim.
- bokunkelimeis.(Bodun sözcüğü ile birlikte kullanılır) halk birliği; oymak.
- boluşkelimeis.Sözle yardım; yardım.
- borkelimeis.Fırtına; bora.
- bortakelimeis.Altın kırıntıları.
- bösgeçkelimeis.Çörek. [DTL]
- böşgelkelimeis.İnce ekmek; yufka ya da pide.
- boşgutkelimeis.Öğüt; nasihat; talimat.
- boşgutlugkelimeis.Öğrenci; öğrenen; eğitim altında bulunan.
- budakelimeis.Çin.Üzüm. (?)
- bugralıkkelimeis.Deve ahırı.
- buhsumkelimeis.Boza.
- bukaguçıkelimeis.Bukağı vuran; bukağıcı.
- bukagulugçıkelimeis.Cellat; gardiyan.
- bünkelimeis.Kusur; noksan; ayıp.
- bünçigkelimeis.Oğulcuk; döl yatağı; uterus.
- bürgüçkelimeis.Sac üzerindeki ekmeği çevirmekte kullanılan kılıca benzer tahta araç; evirgeç.
- bürikelimeis.İçine geçirilerek bir şey takmaya yarayan halka veya oyuk; soket.
- bürişkelimeis.Buruş; büküş; kıvırış.
- bürkekkelimeis.Örtü.
- busugkelimeis.Pusu.
- busuşkelimeis.Üzüntü; acı; ıstırap; hüzün; keder; dert; kaygı.
- buzunkelimeis.Yok eden; bozan.
- çalgaykelimeis.Kuş kanadının uçları; kuş tüyü
- çalışkelimeis.Çalma; güreş; vuruş; .
- cerkelimeis.Yer.
- çıgırkelimeis.Dar yol; küçük yol; çığır.
- çırguykelimeis.Ok temreninin şişkince olan yeri.
- çıvkelimeis.Çin.Boynuz.
- dizginkelimeis.eT.Sıraya sokmaya, düzenlemeye yarayan şey.
- dolgagkelimeis.Dolanılan şey.
- dölükkelimeis.Kırık testi; ağzı kırık saksı; kırık testiden yapılmış saksı.
- edkelimeis.Üretilmiş mal.
- evrekelimeis.Tekrar.
- inçükelimeis.Çin.Devlete ait topraklar.
- irigkelimeis.Bir şeyin eskimiş, dağılmış parçaları.