500+ madde
- antakelimezm.İşaret ve kişi zamiri ol’un bulunma ve ayrılma durumu; ondan; oradan.
- antagkelimezf.Onun gibi; öyle; şöyle.
- antarankelimezf.Oradan; büsbütün.
- antıkmakkelimef.Yemin etmek; ant içmek.
- antınkelimezm.Oradan; ondan
- antrankelimezf.Oradan; büsbütün.
- anukkelimesf.Hazır; mevcut; var; .
- anunmakkelimef.Hazırlanmak; hazır olmak. [Yüknekî]
- ap... ap...deyimHem... hem...
- apakelimeis.Ata; dede; cet.
- apamkelimezf.Şimdi.
- arakelimeis.eT.İki yeri veya nesneyi birbirinden ayıran uzaklık; açıklık; mesafe; boşluk; aralık. [Yüknekî]
- aralkelimeis.Moğ.Sık çalılık.
- aramkelimeis.Hint.Birinci ay.
- ardatmakkelimef.Mahvetmek; bozmak harap etmek.
- arhantkelimeis.Sansk.Aziz.
- arıgkelimeis.Orman.
- arıgkelimesf.Temiz; arı; saf; pak [Yüknekî]
- arıgsızkelimeis.Kir.
- arılmakkelimef.Azalmak; tükenmek; mahvolmak.
- arımakkelimef.Hastalıktan kalkmak; iyileşmek.
- arımakkelimef.Temiz olmak; paklanmak; temizlenmek; [Yüknekî]
- arıtıkelimezf.(Olumsuzun kuvvetlendiricisi olarak) asla; katiyen; hiçbir suretle; pek; muhakkak.
- arıtmakkelimef.Kirlerinden temizlemek; silmek; kiri yok etmek.
- arkakelimeis.Dolaşılarak varılan taraf.
- arkagkelimeis.Atkı, mekik ipliği argaç; en ipliği.
- arkankelimezf.Nihayet.
- arkışkelimeis.Kervan. [Yüknekî]
- arkukelimeis.Nehir; dere.
- arkunkelimeis.Gelecek yıl; öbür yıl.
- arkurmakkelimef.Çapraz geçmek.
- arkuru turkurudeyimÇapraz; haçvari.
- armakkelimef.Dolaşmak.
- armakkelimef.Yorgun düşmek; yorulmak; aşırıya kaçmak; güçsüz kalmak. [Yüknekî]
- armakçıkelimesf.Entrikacıaldatıcı; hilekâr.
- arsikelimeis.Sansk.Evliya; münzevi.
- arslankelimeis.Moğ.Aslan.
- artkelimeis.Arka taraf; geri.
- artadmakkelimef.Tahrip etmek; mahvetmek; bozmak.
- artagkelimeis.Mahvolma.
- artamakkelimef.Bozulmak; mahvolmak; kötüleşmek. [Yüknekî]
- artatmakkelimef.Tahrip etmek; mahvetmek; bozmak; yıkmak.
- artızmakkelimef.Kandırmak.
- artmakkelimef.Ölçülebilir ve sayılabilir nitelikler bakımından eskisinden daha çok olmak; çoğalmak; ziyade olmak; bereketlenmek; bolalmak; bollaşmak; nemalanmak.…
- artuçkelimeis.Ardıç ağacı.
- artukkelimezf.Çok; sayıca fazla; pek çok; kalabalık; artık; daha çok; fazla; aşırıca; ziyade; artık; küsur. [Yüknekî]
- artuklugkelimesf.Fevkalade.
- artunkelimeis.Kimyon.
- arturmakkelimef.Aldatılmak; kandırılmak; aldanmak.
- arukkelimeis.Yorgunluk; argınlık.