- çagadakelimesf.Çocukça; çaga.
- çağidekelimesf.Çocukça.
- çağırmakkelimef.Birine gelmesini söylemek; davet etmek.
- çagırukelimeis.Davet.
- çağşabankelimezf.Dağılarak.
- çalınmakkelimef.(Yazı için) çizilmek; silinmek.
- çarhkelimeis.Far.Tekerlek gibi bir eksen üzerinde dönen aygıt; çark.
- çarh urmakdeyimDönmek; sema etmek.
- çarsukelimeis.Far.Çarşı.
- çavkelimeis.Şöhret; şan; ün. [Yüknekî]
- çekmekkelimef.Bir cismi, başka bir cisim kendisinde var olan kuvvetin etkisi ile harekete geçirmek, yürütmek; asılmak.
- çengkelimeis.Far.Hayvan pençesi.
- çerçikelimeis.eT.Köy köy dolaşarak ufak tefek tuhafiye eşyası satan, çoğu zaman da bunları köylünün ürünleri ile değişmek suretiyle alış veriş yapan esnaf.
- çergekelimeis.Kilim; yün örtü.
- çeşnikelimeis.Far.Bir yiyecek veya içeceğin ağızda bırakmış olduğu hoş bir tat; lezzet.
- çeştekelimeis.Far.Teknesi yarım küre biçiminde, uzun saplı, beş telli, sık perdeli bir tür çöğür.
- çetrkelimeis.Sansk.Güneşten korunmak için yapılan gölgelik; şemsiye.
- çevgânkelimeis.Far.Cirit oyununda kullanılan değnek; çevgen; çögen.
- çeynemekkelimef.Ağızda çiğnemek.
- çiğkelimesf.eT.Pişmemiş.
- çığrılmakkelimef.Çağrılmak; seslenilmek.
- çıkagörmekkelimef.Çıkmaya çalışmak; çıkmaya bakmak.
- çıyankelimeis.eT.Çokayaklılardan sıcak yerlerde yaşayan, yirmi bir çift eklem bacağı olan, sarımsı esmer renkli, zehirli bir böcek, (Scolopedra).
- çokallukelimesf.Zırhlı.
- çöksükelimeis.Bir şeyin kımıldamasını önlemek amacıyla üzerine konulan ağırlık; baskı; büyük çivi; mıh.
- çökükkelimesf.Çökmüş.
- çulkelimeis.Ar.Keçi kılından bez ayağı tekniğinde örülmüş kumaş veya yaygı; kıl döşek.
- danışmankelimeis.Uzman olduğu alanda kendisinden bilgi alınan görevli; danışılan kimse; müşavir; , (1935’te yeniden).
- danışmankelimeis.Far.Bilgin; âlim; fakih.
- gözlükelimesf.İyi gören.
- tolunmakkelimef.(Ay için) dolu hâle gelmek; dolunay olmak.