197 madde
- abıcakelimeis.eT.Amca.
- acıkkelimeis.eT.Acı; dert; sıkıntı; ıstırap.
- agackelimeis.eT.bknz. ağaç
- agaçkelimeis.eT.Sopa; değnek.
- agırşakkelimeis.eT.İplik eğrilecek iğe takılan tahtadan yarım küre şeklinde veya değirmi ağırlık; ağırşak.
- agrıkelimeis.eT.Ağrı; acı; sancı; ıstırap; illet; dert.
- ahıkelimeis.eT.On dört ve on beşinci yüzyıllarda Anadolu’da yaygın bir sosyal güvenlik kurumu olan Ahilik ocağından olan kimse.
- aldakelimeis.eT.Pusu; hile; tuzak.
- alıkkelimeis.eT.Tutuş; kavrayış.
- andkelimeis.eT.Ant; yemin; ahit; söz verme.
- argackelimeis.eT.bknz. argaç
- argışkelimeis.eT.Kervan.
- arışkelimeis.eT.Dokuma tezgâhında uzunlamasına gerilmiş olan ipler; eriş; çözgü.
- arşunkelimeis.eT.bknz. arşın
- asıkelimeis.eT.Yarar; fayda.
- asragıkelimeis.eT.(Gün, gece için) önceki.
- avurdkelimeis.eT.Söz; laf; sohbet.
- azgaşkelimeis.eT.Mücadele.
- azgunlıkkelimeis.eT.Azgınlık; taşkınlık; sapıklık.
- azvankelimeis.eT.Çalılık; çalı.
- bağarsukkelimeis.eT.Bağırsak.
- baldurkelimeis.eT.Bitki gövdesi.
- baracukkelimeis.eT.Uzun tüylü küçük köpek.
- basukelimeis.eT.Baskın; ani hücum.
- beynikelimeis.eT.Beyin.
- bilikelimeis.eT.Bilgi; ilim; irfan; idrak; malumat.
- bilikkelimeis.eT.Akıl; us; anlayış; kavrayış; bilgi.
- bilükelimeis.eT.Bilgi; ilim; irfan; idrak; malumat.
- bökelimeis.eT.Zehirli örümcek; tarantula.
- boğunkelimeis.eT.Boğum; eklem.
- boğuzkelimeis.eT.Boğaz.
- botuckelimeis.eT.Emzikli toprak su kabı; çömlek.
- boyakkelimeis.eT.Boya.
- boztagankelimeis.eT.Demir topuz; gürz.
- boztogankelimeis.eT.Demir topuz; gürz.
- buduçkelimeis.eT.bknz. boduç
- bulınkelimeis.eT.bknz. bulun
- bürekelimeis.eT.Pire.
- buşukelimeis.eT.Öfke; kızgınlık.
- çekükkelimeis.eT.Tarla kuşu; toygar, (Alauda).
- çepişkelimeis.eT.Altı aylık keçi yavrusu; çepiç.
- çerikçikelimeis.eT.Asker.
- çerükelimeis.eT.bknz. çeri
- çetikkelimeis.eT.Kedi.
- çiğirkelimeis.eT.Kir.
- çikirkelimeis.eT.Kir.
- çöblikkelimeis.eT.Çöplük.
- çoğaçkelimeis.eT.Güneş; gün ışığı.
- çoğaşkelimeis.eT.bknz. çoğaç
- çoğaykelimeis.eT.Gölge.