500+ madde
- abakelimeis.eT.Abla; büyük kız kardeş; .
- abbakelimeis.eT.Dede; büyük baba.
- abcakelimeis.eT.Amca.
- acıkkelimeis.eT.Öfke.
- acokelimeis.eT.Amca.
- aharkelimeis.eT.Çay; dere; akarsu.
- akdukkelimeis.eT.Kötü; fena; çirkin.
- akurkelimeis.eT.Yamaçlara yapılan düz ve yan yol.
- aldakkelimeis.eT.Avutacak, kandıracak, gönül alacak söz; aldanca.
- aldilkelimeis.eT.Kurnazlık; hile.
- alençikkelimeis.eT.Çardak; çadır.
- aluçakelimeis.eT.Bir tür erik.
- anarberikelimeis.eT.bknz. anarıberi
- angıkelimeis.eT.Şan şöhret; ün; lakap.
- arpağkelimeis.eT.Eski Türk inanışında ve bugün hâlen o dine mensup Türk boylarında rastlanılan kam ve baksıların hastaları iyileştirmek için söyledikleri anlamsız…
- asıkkelimeis.eT.Faiz.
- asnakkelimeis.eT.Sarp yer.
- ayağkelimeis.eT.Lakap.
- azgıntıkelimeis.eT.Soytarı; serseri.
- bacutkelimeis.eT.Testi.
- badırkelimeis.eT.Karın; göbek.
- bağaltakkelimeis.eT.Hırka.
- bağarkelimeis.eT.Göğüs.
- balakkelimeis.eT.Sulu çamur; batak. [DS
- balduzkelimeis.eT.Baldız.
- bavkelimeis.eT.Bohça.
- baygazkelimeis.eT.Yanlış.
- belkelimeis.eT.Zahire, un gibi şeylerin üzerinden alınıp alınmadığının anlaşılması için önceden konulan özel işaret; bellilik, nişan.
- benkelimeis.eT.Kuşun yavrularına taşıdığı yem.
- bıcıkkelimeis.eT.Dörtte bir parça; dilim.
- bıcıkkelimeis.eT.Dişi kedinin üreme organı.
- bıdakkelimeis.eT.Budak.
- bıkanakkelimeis.eT.Ayak, bilek ve diz eklemi.
- bıtdıhkelimeis.eT.bknz. bıttık
- bıtıkkelimeis.eT.bknz. bıttık
- bıttıkkelimeis.eT.Dişilik organı.
- bıttışkelimeis.eT.bknz. bıttık
- bicekkelimeis.eT.Çuval, yatak, yorgan vb.nin köşesi.
- bikekelimeis.eT.Kadın; hanım; bayan.
- bilikkelimeis.eT.Akıl; us; anlayış; kavrayış; bilgi.
- birçekkelimeis.eT.Saç; kâkül; zülüf.
- bişekkelimeis.eT.Yayık döveci; yayık kolu.
- bitemikelimeis.eT.Arşın değerinde uzunluk ölçüsü birimi.
- boduçkelimeis.eT.Ağaç veya topraktan yapılmış kısa boylu, ağzı içine el girebilecek genişlikte küçük küp; bodurcuk.
- bodukkelimeis.eT.Deve yavrusu.
- boğkelimeis.eT.Sofra bezi.
- boğkelimeis.eT.Çöplük; gübre.
- boğanakkelimeis.eT.Fırtına sırasında görülen hortum; kasırga.
- boğçakelimeis.eT.Bohça.
- botukkelimeis.eT.Deve yavrusu.