- alafırkelimeis.Yun.Terbiye edilmiş fakat boyanmamış deriden yapılan ayakkabı astarı.
- çitokelimeünl.Yun.Sus; susun!
- direnkelimeis.Yun.Harmanda sap boşaltmak, ot toplamak, kağnıya yüklemek gibi işlerde kullanılan bir sap ve ucunda üç dört parmağı bulunan ahşap veya metalden yapılma…
- elmaskelimeis.Yun.Çok sert fakat çabuk kırılır, renksiz ve saydam, billurlaşmış saf karbon.
- fıçıkelimeis.Yun.Ensiz ve kısa tahta parçalarının bir çemberle tutturulması suretiyle yapılan, karnı şişkin, dibi ve üstü düz, sıvı konulan kap.
- gangalkelimeis.Yun.Kangal.
- heyrekkelimeis.Yun.Bağ çubuğunu gövdeden ayırmaksızın dalı ortasından toprağa gömerek köklendirme usulü.
- horatakelimeis.Yun.Şaka; alay; .
- hörekekelimeis.Yun.Pamuk ve yün eğirmekte kullanılan iğ.
- kalıpkelimeis.Yun.Sıvı veya toz hâldeki bir maddeye belirli bir şekil vermek amacıyla kullanılan oyuk nesne.
- kavlangazkelimeis.Yun.Salyangoz.
- körfezkelimeis.Yun.Kara içine sokulmuş geniş deniz parçası; büyük koy.
- kukakelimeis.Yun.Halka biçiminde, karton üzerine özel şekilde sarılmış dantel veya nakış ipliği yumağı.
- kukakelimeis.Yun.Tespih; sigara ağızlığı gibi şeylerin yapıldığı Hindistan cevizi ağacı kökü.
- lengerkelimeis.Yun.Kenarları yatık, yayvan ve geniş bakır yemek kabı.
- maymunkelimeis.Yun.İnsan dışındaki primatların genel adı.
- mermerkelimeis.Yun.Birleşiminde yüzde yetmiş beşten daha çok kalsiyum karbonat bulunan, renkli, yüzeyi perdahlanabilir, billurlaşmış sert kaya.
- paçavrakelimeis.Yun.Eski kumaş parçası.
- pelestekelimeis.Yun.Tütün fidesi.
- pulikelimeis.Yun.Çocuk.
- püsürkelimeis.Yun.Bir şeyin karışık ve can sıkıcı yanı veya ayrıntısı.
- sınırkelimeis.Yun.Birbirine bitişik ülke, arazi gibi belirli toprak parçalarını birbirinden ayıran çizgi.
- şaflakelimeis.Yun.Salya.
- şafulkelimeis.Yun.Ahşaptan yapılma küçük bal teknesi.
- şinikkelimeis.Yun.Yaklaşık olarak sekiz kilo gelen bir tahıl ölçeği.