- ağavatkelimeis.T.Ağalar.
- ağayankelimeis.T.Ağalar.
- ağayanekelimezf.T.Ağaya yakışır; ağa gibi; ağaca.
- aybeaykelimezf.T.Aydan aya; her ay.
- başparekelimeis.T.Baş parçası.
- beyzadekelimeis.T.Bey oğlu.
- çepakinkelimeis.T.Çapkınlar.
- dütsüdankelimeis.T.Buhurdan.
- eyagkelimeis.T.Ayaklı kadeh; şarap kupası.
- kalhanekelimeis.T.Metallerin ergime sıcaklıkları farkı dolayısıyla ayrıştırma ve döküm işlerinin yapıldığı atölye; dökümhane.
- kendiriyekelimeis.T.Kendirgiller.
- kılbazkelimeis.T.Dalkavuk; pohpohçu.
- kılıçhanekelimeis.T.Kılıç yapılan yer; kılıç yapım atölyesi.
- kuzgunikelimesf.T.Çok koyu siyah; kuzgun renginde olan.
- ordugâhkelimeis.T.Birliklerin harekât sırasında, açıkta ya da çadırda geçici olarak konaklaması.
- saztıraşankelimeis.T.tar. İmparatorluk döneminde, sarayda sazları yontup düzelterek bundan hasır eşya yapan ustalara verilen isim.
- sonteşrinkelimeis.T.Kasım ayı; teşrinisani.
- sürçülisankelimeis.T.Ağızdan yanlışlıkla, dalgınlıkla çıkan söz; dil sürçmesi.
- tabançekelimeis.T.El ayası.
- tabankeşkelimesf.T.Yaya yürüyen; taban tepen.
- variyetkelimeis.T.Zenginlik; varlık; servet.
- vuşakkelimeis.T.Uşak.
- yesagkelimeis.T.Kanun; nizam.