134 madde
- sanduvaçkelimeis.Soğd.Bülbül.
- sandvaçkelimeis.Soğd.Bülbül.
- sanvaçkelimeis.Soğd.Bülbül.
- satırkelimeis.Soğd.Bir sikke; para.
- satirkelimeis.Soğd.Ağırlık ölçüsü.
- satlanmakkelimef.Soğd.Cesaret göstermek; cüret etmek; ileri atılmak.
- şemnukelimeis.Soğd.Şeytan.
- sidirkelimeis.Soğd.Bir sikke; para.
- şımnançkelimeis.Soğd.Rahibe; zahide.
- şımnukelimeis.Soğd.Şeytan.
- şirkelimeis.Soğd.Birlik; müttehit.
- sıtırkelimeis.Soğd.Bir sikke; para.
- Soğdkelimeis.Soğd.Orta Asya’da Sirderya ile Amuderya arasında kalan bölgenin İlk Çağdaki adı.
- stırkelimeis.Soğd.bknz. satır
- suburgankelimeis.Soğd.Müslüman olmayanların mezarlığı; maşatlık.
- şükkelimesf.Soğd.Sakin.
- şumnukelimeis.Soğd.Şeytan.
- sundılaçkelimeis.Soğd.Yunt kuşu; çayır kuşu.
- supurgankelimeis.Soğd.Stupa.
- şütkelimeis.Soğd.Sakin; sessiz; sade.
- tamukelimeis.Soğd.Cehennem; cehennemlik.
- tamuğkelimeis.Soğd.bknz. tamu
- teminkelimezf.Soğd.Demin; az önce; biraz evvel.
- timinkelimezf.Soğd.O zaman; o sırada o anda.
- uçmağkelimeis.Soğd.Cennet.
- uçmahkelimeis.Soğd.Cennet.
- upasançkelimeis.Soğd.Burkancılığı kabul etmiş ancak rahipler tarikatına ulaşmamış kadın; salihat-ı nisvandan bir kişi.
- upasıkelimeis.Soğd.Burkancılığı kabul etmiş ancak rahipler sınıfına ulaşamamış erkek.
- uştmahkelimeis.Soğd.Cennet.
- üzükkelimeis.Soğd.Harf; hece.
- vidiskelimeis.Soğd.Talim; öğretme; ders verme.
- zargunçmudkelimeis.Soğd.Bir çeşit güzel kokulu ot; fesleğen, (Basilicum glabratum).
- zerenzekelimeis.Soğd.Yaban mersini, (Carthamus tinctorius).
- zimugtugkelimeis.Soğd.Soğd ayının yirmi sekizinci günü.