- palankelimeis.Far.Çoğunlukla eşeklere vurulan kaşsız, geniş ve yumuşak eyer.
- palaskelimeis.Far.Eski aba; çul.
- paluzekelimesf.Far.Süzülmüş; durulmuş; arı duruma gelmiş olan.
- parekelimeis.Far.Parça; kısım.
- pencekelimeis.Far.Pençe.
- penirkelimeis.Far.Peynir.
- perkelimeis.Far.Kanat; kuş kanadı.
- perakendekelimesf.Far.Düzenli olmayan; dağınık; perişan; düzensiz.
- perhizkârkelimesf.Far.Perhizli; perhiz yapan; perhize uyan.
- pervazkelimeis.Far.Uçma; uçuş; yükselme.
- peykkelimesf.Far.Haber getiren.
- pilkelimeis.Far.Fil.
- pineduzkelimeis.Far.Eskici; ayakkabı tamircisi.
- piruzekelimeis.Far.Mavi renkte değerli bir süs taşı; firuze.
- pişekelimeis.Far.Meslek; iş; sanat.
- pişegerkelimeis.Far.Sanatkâr; esnaf.
- piyalekelimeis.Far.Şarap bardağı; kadeh.
- tahtkelimeis.Far.Hükümdarların resmî görevlerini yürütürken üzerinde bulundukları yüksekçe yer; krallık koltuğu.
- tenkelimeis.Far.Vücut; beden.
- terazukelimeis.Far.bknz. terazi
- tersakelimeis.Far.Hristiyan.
- tirkeşkelimeis.Far.Ok atan kimse; okçu.
- tizkelimezf.Far.Çabuk; tez; acele.
- tizikelimeis.Far.Çabukluk; hızlılık.
- turşkelimesf.Far.Ekşi.
- turunckelimeis.Far.bknz. turunç
- turvandakelimeis.Far.Bir ağacın veya bitkinin verdiği yılın ilk meyvesi; nevbar.
- tutkelimeis.Far.Dut.
- tutikelimeis.Far.Bir cins papağan; dudu kuşu.