500+ madde
- dadkelimeis.eT.Tat; lezzet.
- dağkelimeis.eT.Çevresine oranla büyük çaplı yüksekliğe sahip arazi yapısı.
- dağarkelimeis.eT.Deriden yapılmış torba; büyük dağarcık.
- dağarcıkkelimeis.eT.Meşin, bez veya dokumadan yapılan torba.
- dakukkelimeis.eT.Tavuk.
- dalkelimeis.eT.Ağaçlarda ayrılan odunsu uzantılardan her biri.
- dalaburkelimeis.eT.Çok alevli fakat çabuk geçen ateş.
- dalakkelimeis.eT.Midenin arkasında, diyaframın altında, sol böbreğin üstünde, yassı ve uzunca, bol damarlı gevşek bir dokuya sahip, ölü alyuvarları toplayan, akyuvar…
- dalavarkelimeis.eT.Üstü çalı çırpı ile örtülmüş bağ, bostan kulübesi.
- dalgakelimeis.eT.Su yüzeyinde rüzgâr, deprem gibi doğal etkenlerin meydana getirdiği alçalıp yükselme biçimindeki kıvrımlı hareket.
- dalkakelimeis.eT.bknz. dalga
- dalvarkelimeis.eT.Çadırların önüne yapılan gölgelik.
- dalyankelimeis.eT.(Kişi için) yakışıklı; güzel.
- damkelimeis.eT.Binaları dış etkilerden korumak için üzerlerine konulan, çoğunluğu kiremit örtü.
- damarkelimeis.eT.Canlı varlıkların kan dolaşımını sağlayan kanal.
- damgakelimeis.eT.Bir şeyin üzerine işaret, iz koymaya yarayan alet; mühür.
- damızkelimeis.eT.Ahır.
- damukelimeis.eT.Cehennem.
- dankelimeis.eT.Hayret; şaşma; taaccüp.
- dankelimeis.eT.Sabah vakti; tan; şafak.
- dankelimeis.eT.İç donu.
- dangalkelimeis.eT.Saman kesmiği.
- danıkkelimeis.eT.Tanık; şahit.
- danışkelimeis.eT.Önemli bir konu için birkaç kişinin bir araya gelerek konuşması, görüş alışverişinde bulunması; müzakere; müşavere.
- dapakelimeis.eT.Tarafına; yönüne; -e kadar.
- dapukelimeis.eT.Hizmet.
- dargılkelimeis.eT.Hayvanların tüy rengi.
- darıkelimeis.eT.botBuğdaygillerden tohumları yerine göre buğday gibi besin olarak kullanılan, kuraklığa dayanıklı bir kültür bitkisi, (Panicum).
- darukelimeis.eT.bknz. darı
- daşkelimeis.eT.Taş.
- daşkelimeis.eT.Dış.
- daşrakelimeis.eT.Dışarı.
- datkelimeis.eT.Tat.
- davkelimeis.eT.Dağ.
- davarkelimeis.eT.Koyun ve keçinin ortak adı.
- davşankelimeis.eT.Tavşan.
- davulgakelimeis.eT.Koca yemişi ağacı (Arbutus unedo) ve meyvesi.
- dayakkelimeis.eT.Bir şeyin yıkılmaması, devrilmemesi için altına veya yanına konulan destek; destek olabilecek şey; payanda; mesnet; dayanılacak şey; destek.
- dayançkelimeis.eT.Dayanak; yardım; destek.
- dayazakelimeis.eT.Teyze.
- daygeldikelimeis.eT.Sonradan gelip yerleşen yabancı.
- dayıkelimeis.eT.Çocuklar için annenin erkek kardeşi.
- dayızakelimeis.eT.Teyze.
- dazkelimeis.eT.Saçların dökülmesine yol açan hastalık; kellik.
- degelkelimeis.eT.Değil.
- degirmikelimeis.eT.Yuvarlak.
- degrekelimeis.eT.Daire.
- degülkelimeis.eT.Değil.
- değerkelimeis.eT.Alınıp satılabilen bir şeyin para olarak karşılığı; kıymet; paha; fiyat.
- değerikelimeis.eT.Kıymet; paha; değer.