500+ madde
- çımbıkkelimeis.eT.Göz çapağı.
- çınakkelimeis.eT.Yağmurdan sonra açılan hava.
- çınayazkelimeis.eT.Açık, mehtaplı ve çok soğuk hava.
- çıngırakkelimeis.eT.Küçük çan.
- çırnakkelimeis.eT.Tırnak; pençe. [Karacaoğlan]
- çısankelimeis.eT.Çisenti.
- çıvkelimeis.eT.Kestane çubuklarından örülmüş yer sofrası tablası.
- çıvaçkelimeis.eT.Soğuk havalarda az ısıtan güneş.
- çıvkakelimeis.eT.Kavak ve söğüdün yeni sürmüş yumuşak ve ince dalları.
- çıyankelimeis.eT.Çokayaklılardan sıcak yerlerde yaşayan, yirmi bir çift eklem bacağı olan, sarımsı esmer renkli, zehirli bir böcek, (Scolopedra).
- çibinkelimeis.eT.Karasinek.
- çiçekkelimeis.eT.Üstün yapılı, tohumlu bitkilerin bir kılıfla çevrili üreme organlarını taşıyan, parlak renkli, güzel ve gösterişli, hoş kokulu bölümü.
- çiğdekelimeis.eT.Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden büyük bir ağaç; hünnap; çubakan (Uyg.), (Zizyphus).
- çiğdemkelimeis.eT.Zambakgillerden, yaprağının dibi kınlı, ilkbaharda pembe, beyaz, mor, bazen sarı çiçekler açan, fındık iriliğinde, yenebilen, soğanlı otsu bitki,…
- çiğinkelimeis.eT.Omuz; omuz başı.
- çiğirkelimeis.eT.Kir.
- çiğitkelimeis.eT.Çekirdek.
- çikirkelimeis.eT.Kir.
- çikricakkelimeis.eT.Pamuğu çekirdeğinden ayıran aygıt; çırçır.
- çilekkelimeis.eT.Yağmur serpintisi; ince yağmur damlası.
- çilenkelimeis.eT.Suyun derin olmayan yeri; sığ su.
- çimkelimeis.eT.Ayrık otu.
- çivitkelimeis.eT.Beyaz çamaşıra parlaklık vermek için son durulama suyuna katılan çivit ağacından yapılmış mavi bir toz.
- çiykelimeis.eT.Havada bulunan su buharının yerde ve bitkilerde yoğuşması sonucu meydana gelen ve genellikle gece ve sabah saatlerinde görülen küçük su damlacıkları;…
- çiyankelimeis.eT.Meyve kurdu.
- çoçkakelimeis.eT.Domuz.
- çogukelimeis.eT.Gürültü patırtı.
- çoguldıkelimeis.eT.Gürültü.
- çoğaçkelimeis.eT.Güneş; gün ışığı.
- çoğaşkelimeis.eT.bknz. çoğaç
- çoğaykelimeis.eT.Gölge.
- çoğlakelimeis.eT.Fırın, ocak veya güneşin keskin sıcağı.
- çoğukelimeis.eT.Ses; gürültü.
- çokkelimeis.eT.Işık; aydınlık; ziya; lem’a; şua.
- çomakkelimeis.eT.Ağacın budaklı yerinden yapılan iri ve yuvarlak başlı, kısa ve az kalınca değnek; asa; kamçı.
- çorkelimeis.eT.Hastalık; dert; keder.
- Çorabaşkelimeis.eT.Eski Türk inancında yer alan, doksan koyun derisinden kürkü, seksen koyun derisinden börkü olduğuna inanılan kötü ruhlardan birisi.
- çoşkakelimeis.eT.Domuz yavrusu.
- çovaçkelimeis.eT.Güneş; gün ışığı.
- çoveçkelimeis.eT.bknz. çoğaç
- çoveşkelimeis.eT.bknz. çoğaç
- çöblikkelimeis.eT.Çöplük.
- çömkelimeis.eT.Çimenli ve nemli toprak.
- çöpkelimeis.eT.Saman inceliğinde dal, sap veya tahta parçası.
- çöpükkelimeis.eT.Yünün kirli ve çöplü yerleri; işe yaramaz yün.
- çörekkelimeis.eT.Yumurtalı ve yağlı hamurdan şekerli veya tuzlu olarak türlü şekillerde yapılmış ve fırında pişirilmiş yiyecek.
- çözkelimeis.eT.Kilim dokunurken iplerin gerilmesi işlemi.
- çullukkelimeis.eT.Sırtı esmerimsi ve uzunlamasına açık renk çizgilerle kaplı, karnı beyaz, uzun gagalı, kısa bacaklı bir av kuşu, (Scolopax rusticola).
- çulukkelimeis.eT.Hindi.
- dabankelimeis.eT.Ayağın alt yüzü; alt arkası; taban.