500+ madde
- arhunkelimesf.eT.bknz. arkun
- arıkelimesf.eT.Temiz; pak; arık.
- arıkelimeis.eT.Zar kanatlılardan bal ve petek elde etmek için toplu hâlde kovanlarda barındırılan böcek; balarısı, (Apis mellifica).
- arıkkelimesf.eT.Zayıf; cılız; sıska.
- arıkkelimeis.eT.Tarla, bağ bahçe sulamak veya fazla suyu tarladan uzaklaştırmak için toprak içine hendek açılarak su götürülen basit kanal; su yolu; ark; hark.
- arışkelimeis.eT.Dokuma tezgâhında uzunlamasına gerilmiş olan ipler; eriş; çözgü.
- arkkelimeis.eT.Tarla, bağ bahçe sulamak veya fazla suyu tarladan uzaklaştırmak için toprak içine hendek açılarak su götürülen basit kanal; su yolu; arık; hark.
- arkunkelimesf.eT.Yavaş; ağır; sakin; aheste.
- arkurtmakkelimef.eT.Kovmak.
- arnaşmakkelimef.eT.Dokunacak, örülecek bir şeye başlamak.
- arpağkelimeis.eT.Eski Türk inanışında ve bugün hâlen o dine mensup Türk boylarında rastlanılan kam ve baksıların hastaları iyileştirmek için söyledikleri anlamsız…
- arpağankelimeis.eT.Yabani arpa, yulaf.
- arpağcıkelimeis.eT.Eski Türklerde büyücülere verilen isim.
- arşınkelimeis.eT.Orta parmak ucundan dirseğe kadar olan uzaklığı esas alan eski uzunluk ölçüsü birimi, yaklaşık 68 cm’dir.
- arşunkelimeis.eT.bknz. arşın
- artıkkelimesf.eT.Yenilip içilen şeyden, kullanılan, harcanan maldan geriye kalan; fazla.
- arusuzkelimesf.eT.Temiz olmayan; kirli; pis; murdar.
- asıkelimeis.eT.Yarar; fayda.
- asıkelimesf.eT.İri; gösterişli; gelişmiş; büyük.
- asıcılkelimesf.eT.Her işte kendine menfaat sağlamaya çalışan; çıkarcı.
- asıkkelimeis.eT.Faiz.
- asılandırmakkelimef.eT.Yararlandırmak.
- asılanmakkelimef.eT.Yararlanmak; kazanç elde etmek.
- asnakkelimeis.eT.Sarp yer.
- asragıkelimeis.eT.(Gün, gece için) önceki.
- aşkelimeis.eT.Pişirilerek hazırlanan yiyecek; yemek; gıda; katık; yiyecek;yenecek şey; çorba. [Yüknekî]
- aşıkelimeis.eT.Pas sarısı ya da kırmızı renkli toprak; kızıl kil; aşı boyası.
- aşıkelimeis.eT.tarım. Daha iyi ürün veren cins elde etmek için anaç adı verilen meyve ağacı gövdesine kaynaştırılan canlı bir ağaçtan alınmış filiz, yaprak veya…
- aşıkkelimeis.eT.Ayak bileğindeki kısa kemik.
- aşılamakkelimef.eT.Vücutta bağışıklık sağlamak için aşı sıvısı vermek.
- aşınmakkelimef.eT.Sürtünmekten dolayı incelmek; eprimek.
- aşıtmakkelimef.eT.Aşındırmak.
- aşmakkelimef.eT.Yüksekte bulunan bir engelin üzerinden öbür tarafa geçmek; bir şeyin üstünden geçmek.
- aşmakkelimef.eT.(Erkek hayvanlar için) dişisiyle çiftleşmek.
- aşnıkelimesf.eT.Geçmiş dönemden kalan; arkaik.
- atakelimeis.eT.Baba. [Yüknekî]
- atamakkelimef.eT.Kendi adına hareket etmek üzere birisini bir işte görevlendirmek; tevkil kılmak.
- atanmakkelimef.eT.Yetkili kişi adına hareket etmek üzere bir işte görevlendirilmek; tevkil kılınmak.
- atışmakkelimef.eT.Karşılıklı olarak birbirine hoş olmayan sözler söylemek; söz dalaşı etmek.
- atlıkelimeis.eT.Ata binmiş kişi; binici; süvari; sipahi.
- atlukelimesf.eT.Atlı.
- avılmakkelimef.eT.Yüreği ezilmek.
- avkalamakkelimef.eT.Avuç dolusu almak.
- avkamakkelimef.eT.Avuç içine alarak ovmak; çitilemek; ovalamak.
- avkımakkelimef.eT.Avuç içine alarak sıkmak; ovmak; ovalamak; çitilemek.
- avkırmakkelimef.eT.Çalmak; aşırmak.
- avkmakkelimef.eT.Eli ile ovalayarak küçük parçalara bölmek; ufalamak.
- avkurlanmakkelimef.eT.Kırılmak.
- avlakkelimeis.eT.Avı bol olan yer.
- avuçkelimeis.eT.Elin iç tarafı.