481 madde
- haşılkelimeis.Erme.Buğday, mısır veya darı unundan yapılma bir yemek.
- hozankelimeis.Erme.Birkaç yıl ekilmeyerek toprağı güçlendirilmiş tarla.
- purkelimeis.Erme.İç Anadolu’da yer yer jips ve alçı taşı oluşuklarına verilen ad.
- kelikkelimeis.Erme.Ayakkabı.
- abrakelimeis.Erme.Dara.
- tapankelimeis.Erme.Sürülmüş tarlaya tohum atıldıktan sonra, tohumu örtmeye ve tarlayı düzlemeye yarayan ağaçtan yapılma tarım aracı; sürgü.
- barkelimeis.Erme.Kir; pas.
- hapenkkelimeis.Erme.Yer altındaki depo; mahzen.
- cağkelimeis.Erme.Demirden yapılmış şiş; mil.
- haytakelimesf.Erme.Rezil; utanmaz.
- nahırkelimeis.Erme.Sığır sürüsü; inek sürüsü; sürü.
- şelekkelimeis.Erme.Sırtta taşınan yük.
- badkelimeis.Erme.Bahçe ve tarla kenarlarına yapılan çit vb; çevirge.
- anıkkelimeis.Erme.Nane; dağ nanesi.
- çilkelimeis.Erme.Topraktan yeni çıkan bitki; yeşillik; ekin.
- firikkelimeis.Erme.Piliç.
- güvlekkelimesf.Erme.Köknar tahtasından yapılmış fıçı.
- herkkelimeis.Erme.Toprağı sürme.
- linkkelimeis.Erme.Pirinç dövmeye yarayan tahta dibek.
- mancarkelimeis.Erme.Pancar.
- merekkelimeis.Erme.Samanlık.
- pöçkelimeis.Erme.Kuyruk sokumu kemiği.
- verepkelimeis.Erme.Bayır; yokuş; yamaç.
- tarkelimeis.Erme.Tavukların kümeslerde üzerine tünedikleri ağaç.
- badikkelimeis.Erme.Ördek yavrusu.
- barlıkelimesf.Erme.Küflü; paslı.
- andırkelimeis.Erme.Ölüden kalan eşya; sahipsiz kalan eşya; soyka.
- arıstakkelimeis.Erme.Tavan.
- çağkelimeis.Erme.Dokumacıların üzerine ip sardıkları dolap.
- çermekelimeis.Erme.Çay kenarlarında sulu ve yeşil yer.
- gavarakelimeis.Erme.Yellenme.
- gemkelimeis.Erme.Döven; .
- geverkelimeis.Erme.Bahçe ve tarla sulamak için açılan ince su yolu; ark.
- godoşkelimeis.Erme.Kodoş.
- haşilkelimeis.Erme.Haşıl.
- hışırkelimesf.Erme.(Kişi için) iri, şişman ve güçlü.
- hopankelimeis.Erme.Bakımsız kalmış bağ, bahçe, ev vb. yer.
- ketekelimeis.Erme.Mayalı ya da mayasız hamurdan yapılarak külde pişirilen yağlı çörek; kömbe; gömbe.
- kodoşkelimeis.Erme.Yasa ve kurallara aykırı olarak kurulan cinsel ilişkiler için kadın ile erkek arasında aracılık eden kimse; pezevenk.
- kömkelimeis.Erme.Kışın kullanılan davar ahırı; ağıl.
- manarkelimeis.Erme.Tahta baraka.
- maşalakelimeis.Erme.Bağ, bahçe ve bostanlarda kolay işlemek ve sulamak için ayrılmış küçük bölümler; evlek; maşara.
- metkelimeis.Erme.Çelik çomak oyununda çomak ile vurmak suretiyle kullanılan 10-15 cm. uzunluğundaki küçük değnek; çelik.
- mıcırkelimeis.Erme.Kırıntı kömür parçaları; kırıntı kömür; mucur.
- pancarkelimeis.Erme.Ispanakgillerden, serin iklimli derin ve kumlu topraklarda yetişen, etli ve tatlı yumru kökleri cinslerine göre çeşitli amaçlarla kullanılan iki…
- parkelimeis.Erme.Bozulmaya başlayan yiyeceklerin üzerinde oluşan mantar yığını; küf; paf; pas.
- zavarkelimeis.Erme.Hayvanlara yedirilen kırma yem.
- badlamakkelimef.Erme.(Bağ, bahçe ve bostan için) hayvanlardan korumak için etrafını çitle çevirmek.
- beğekelimeis.Erme.Yemlik.
- bocukelimeis.Erme.Küçük köpek.