500+ madde
- affetmekkelimef.Ar.Sonuç itibariyle bir cezayı gerektiren suç, kusur, kabahat veya günah için ceza vermekten vazgeçmek, bağışlamak.
- affetmemekkelimef.Ar.Karşısındakinin kusurunu, açığını iyi kollayıp değerlendirmek; müsamaha göstermemek. «Trafik hatayı affetmez.»
- affettirmekelimeis.Ar.Affettirmek işi.
- affettirmekkelimef.Ar.Affedilmeyi sağlamak, bağışlatmak; affı gerçekleştirmek.
- affeylemekelimeis.Ar.Affetme; bağışlama.
- affeylemekkelimef.Ar.Affetmek, bağışlamak.
- affolunmakelimeis.Ar.Affa uğrama; affedilme; bağışlanma.
- affolunmakkelimef.Ar.Affa uğramak, affedilmek; bağışlanmak.
- afikelimesf.Ar.Silen.
- afifkelimesf.Ar.Temiz, doğru, dürüst; çekingen.
- afifanekelimezf.Ar.İffetli olarak; namusluca.
- afifekelimesf.Ar.(Kadın için) iffet sahibi, namuslu, temiz ve saygıdeğer.
- afikkelimesf.Ar.Yalancı.
- afikkelimesf.Ar.Çok aptal.
- afilkelimesf.Ar.Batan, kaybolan; görünmez olan.
- afirkelimesf.Ar.Çok kötü niyetli.
- afiyetkelimeis.Ar.Sağlık; sıhhat; esenlik.
- afrakelimeis.Ar.Bağırıp çağırma; etrafı korkutma.
- afragarkelimeis.Ar.Simyacıların bakır yeşiline verdikleri ad.
- afskelimeis.Ar.Mazı.
- afurkelimeis.Ar.Bela kasırgası.
- afüvkelimesf.Ar.Merhametli; daima suç bağışlayan.
- afvkelimeis.Ar.Birinin suçunu bağışlama.
- aganigikelimeis.Ar.Sevişme; cinsel ilişki.
- agelkelimeis.Ar.Arap erkeklerinin başlarına örttükleri kefiyenin düşmemesi için üzerine geçirdikleri yünden yapılma çember.
- aglakkelimeis.Ar.Kilitler.
- agrakelimesf.Ar.Çok sevimli; çok yakışıklı.
- agrebkelimesf.Ar.En garip; pek tuhaf.
- agtakelimeis.Ar.Ağda.
- ağabanukelimeis.Ar.Sarık için kullanılan ince beyaz ipekli kumaş; abaniye.
- ağanikelimeis.Ar.Şarkılar; türküler; nağmeler; melodiler.
- ağarkelimesf.Ar.(At için) alnında beyaz benek bulunan.
- ağbakelimesf.Ar.Daha koyu; en koyu.
- ağbanikelimeAr.Çoğunlukla sarık için kullanılan ince ipekli kumaş; abani.
- ağberkelimesf.Ar.Çok tozlu.
- ağbeskelimesf.Ar.Kül rengi.
- ağbiyakelimeis.Ar.Kalın kafalılar; ahmaklar; budalalar.
- ağdakelimeis.Ar.Pekmez veya şekerli suya limon katılarak kaynatmak suretiyle yapılan macun.
- ağdiyekelimeis.Ar.Gıdalar; yenilecek içilecek şeyler.
- ağferkelimesf.Ar.Affeden.
- ağırrakelimeis.Ar.Deneyimsizler; tecrübesizler; acemiler.
- ağıyekelimeis.Ar.İçine su biriken çukur; gölcük.
- ağlalkelimeis.Ar.Ağaçlar arasından akan sular.
- ağlalkelimeis.Ar.Eskiden mahkûm veya kölelerin boyunlarına ve bileklerine bağlanan demir halkalar; kelepçeler; prangalar.
- ağlatkelimeis.Ar.Yanlışlar; hatalar.
- ağlazkelimesf.Ar.Çok çirkin; pek kaba; pek yakışıksız.
- ağlebkelimesf.Ar.Daha kuvvetli; en kuvvetli.
- ağlebiyetkelimeis.Ar.Daha çok olma; pek çok olma.
- ağlefkelimesf.Ar.Sandıkta kapalı.
- ağlezkelimesf.Ar.Daha kaba; pek kaba; çok çirkin.