500+ madde
- aşkelimeis.eT.Pişirilerek hazırlanan yiyecek; yemek; gıda; katık; yiyecek;yenecek şey; çorba. [Yüknekî]
- aş içküdeyimToy; şölen; ziyafet.
- aşakelimezf.Ötede; ötesinde.
- aşadaçıkelimesf.Yiyici.
- aşamakkelimef.Yemek yemek; gıda almak .
- aşanmakkelimef.Beslenmek; gıda almak; yemek yemek.
- aşatmakkelimef.Yedirmektattırmak; doyurmak; yedirip içirmek; .
- aşaykelimeis.Sansk.Niyet; gaye; maksat.
- aşaylıgkelimesf.Niyetli.
- Aşbinikelimeöz. is.Sansk.Bir yıldız adıdır.
- aşçıkelimeis.Mesleği veya işi yemek yapmak olan kimse; aş pişiren; ahçı.
- aşçı erdeyimErkek aşçı.
- aşgançulanmakkelimef.Yaltaklanmak; alay etmek.
- aşgunçulanmakkelimef.Yaltaklanmak; alay etmek.
- aşılmakkelimef.Aşmak işi yapılmak.
- aşlamakkelimef.Yemek; içmek; gıda almak.
- aşlanmakkelimef.Bir şeye göz dikmek; ağzı sulanmak.
- aşlaşturukelimezf.(Bağlamak için) iyice; sağlamca.
- aşlıkkelimeis.Yemeklik; .
- Aşliskelimeöz. is.Sansk.Bir yıldız adı.
- aşmakkelimef.eT.Yüksekte bulunan bir engelin üzerinden öbür tarafa geçmek; bir şeyin üstünden geçmek.
- aşnukelimezf.Eskiden; önce; geçen; geçmiş daha önce; evvel; evvelce. .
- aşnuçakelimezf.Önce; daha evvel; önceleri.
- aşnukankelimezf.Önceleri.
- aşnukıkelimesf.Önceki; ilk; evvelki.
- aşnurakkelimezf.Önceden; evvelden; baştan.
- aşsızkelimesf.Yiyeceksiz; yemeksiz; aç.
- aşukmakkelimef.İvmek; acele etmek.
- aşunkelimeis.Soğd.Dünya; kâinat; evren.
- Aşvinikelimeöz. is.Sansk.Bir yıldız adı.
- atkelimeis.İsim; ad.
- atkelimeis.Atgiller familyasından binek, yük ve çeki hayvanı olarak kullanılan ortalama otuz yıl ömürlü, memeli, tek toynaklı, evcil ve otçul hayvan, (Equus…
- at öngdeyimİsim ve renk; isim ve sıfat.
- at yoldeyimÜn; ikbal; şöhret.
- atakelimeis.eT.Baba. [Yüknekî]
- atagkelimeis.Son; nihayet.
- atakımsınmakkelimef.Şöhret kazanmaya alışmakünlü olmaya çalışmak; meşhur olmaya yeltenmek.
- atamakkelimef.eT.Kendi adına hareket etmek üzere birisini bir işte görevlendirmek; tevkil kılmak.
- atanmakkelimef.eT.Yetkili kişi adına hareket etmek üzere bir işte görevlendirilmek; tevkil kılınmak.
- atganmakkelimef.Kelepçelenmek; bağlanmak.
- atınkelimesf.Diğer; başka; başkası; yabancı; yad.
- atırmakkelimef.Ayırmak; tefrik etmek.
- atırtkelimeis.Ayrılık; fark.
- atışkelimeis.Atmak işi; fırlatma işi.
- atızmakkelimef.Titretmek.
- atkagkelimeis.Bağ; kelepçe; bent.
- atkaglıgkelimesf.Bağlı; kelepçeli; bentli.
- atkalmakkelimef.Ok atmak istemek; silah atmak.
- atkanguluksuzkelimesf.Kelepçelenmeyen; bağlanmayan.
- atkanmakkelimef.Bağlanmak; kelepçelenmek.