500+ madde
- busuşkelimeis.Üzüntü; acı; ıstırap; hüzün; keder; dert; kaygı.
- busuşlugkelimesf.Kederli; acılı; ıstıraplı; dertli; kaygılı.
- buşgurmakkelimef.Kışkırtmak.
- butulamakkelimef.(Deve için) erkek yavru doğurmak.
- buylakelimeis.Yüksek bir unvan.
- buymulkelimeis.Bir tür eğitilemez doğan.
- buyrukkelimeYapılması veya yapılmaması emredilen şey; emir; ferman; söz.
- buzagulamakkelimef.(İnek için) doğurmak; buzağılamak; buzağı doğurmak.
- buzkunkelimeis.Bozgun.
- buzkunçakelimezf.Bozguna uğramış gibi; fırtına gibi.
- buzmakkelimef.Mahvetmek; bozmak; kırmak; parçalamak; tahrip etmek.
- bükkelimeis.eT.Dere, ova ve ırmak kenarındaki sık çalı, saz, söğüt gibi ağaç topluluğu; ağaçlık; ormanlık; sık ağaçlık; fundalık.
- bükkelimeis.Argu.Köşe; köşe bucak; evin köşesi.
- bükekelimesf.Kahraman; cesur.
- bükmekkelimef.Doymak; yemekten doyup usanmak; kanmak.
- büntegkelimezf.Böyle; bunun gibi.
- büntegikelimezf.Böylesi; bunun gibisi.
- bütmekkelimef.Bir şeye inanmak. [Yüknekî]
- çabkelimeis.Şöhret; şan.
- çabışkelimeis.Yaver.
- çatkelimeis.Soğd.Kuyu.
- çerigkelimeis.Asker; ordu; asker dizisi.
- çıgankelimesf.Yoksul; fakir.
- çıgaykelimesf.Yoksul; fukara; sefil.
- çıkankelimeis.Yeğen; kuzen; teyzezade; hala veya teyze oğlu.
- çıkankelimeis.Çin.Bir unvan.
- çınakelimesf.(Hayvan için) genç.
- çıntankelimeis.Sansk.Sandal ağacı, (Santalum album).
- çıtkelimeis.Çit.
- çorkelimeis.Yüksek bir unvan ve rütbe.
- çorakkelimesf.(Toprak için) verimsiz, bitki yetişmeyen.
- çökkelimeünl.“Çökmek” eylemi emir kipi ikinci teklik kişi.
- çökkelimeünl.Tanrıya karşı hitap sözü.
- çölkelimeis.Moğ.Kumluk, susuz ve geniş arazi; sahra; step.
- çöligkelimeis.Çöllü.
- çubkelimeis.Çin.Bölge mıntıka.
- dintarkelimeis.Soğd.Dinî ayin yapan.
- ebkelimeis.Ev.
- ebçikelimeis.Eş; zevce; karı; kadın.
- ebirmekkelimef.Etrafını çevirmek; dolanmak.
- eblemekkelimef.Evlendirmek.
- ebmekkelimef.Acele etmek; ivmek.
- eçikelimeis.Amca.
- eçinmekkelimef.Bağışta bulunmak; doyumluk vermek; kerem kılmak.
- eçükelimeis.Ata; atalar; ecdat; eslaf.
- edkelimeis.Üretilmiş mal.
- edgermekkelimef.Gelişmek.
- edgükelimesf.İyi; en iyi. [Yüknekî]
- edgütikelimezf.İyice; adamakıllı.
- edikelimezf.Hiç; asla.